Andolsun söküp çikaranlara;
Yumusacik çekip alanlara;
Yüzdükçe yüzenlere;
Yaris edercesine kosanlara;
Is yönetenlere:
O sarsintinin sarsacagi gün.
Arkasindan onu artçi sok izleyecek.
O gün kalpler titrer.
Gözleri korkuludur.
"Biz mi çukurdan döndürülecegiz?" derler.
"Çürümüs, dagilmis kemikler olduktan sonra mi?"
"Öyle ise bu zararina bir dönüstür." derler.
Oysa o, yalnizca tek bir haykiristir.
Birden, topragin üzerinde uyanmistirlar.
Musa’nin haberi sana geldi mi?
Hani Rabbi mukaddes vadi Tuva’da ona seslenmisti:
"Firavun’a git. Çünkü o, çok azdi."
De ki: "Arinmak istiyor musun?"
"Seni Rabbine ileteyim de böylece korkasin."
Derken ona en büyük âyeti gösterdi.
Hemen yalanladi ve isyan etti.
Sonra da yüz çevirip gitti.
Arkasindan toplayip seslendi:
"Sizin en yüce Rabbiniz benim." dedi.
Allah, ahiret ve dünya azabiyla yakaladi onu.
Süphesiz bunda korkan kimse için bir ibret vardir.
Yaratmak bakimindan siz mi daha zorsunuz yoksa gök mü? Onu bina etti.
Boyunu yükseltti, onu düzenledi.
Gecesini karartti, kuslugunu da çikartti.
Bundan sonra da yeryüzünü yayip dösedi.
Ondan suyunu ve otlagini çikardi.
Daglari da sapasaglam ona dikti.
Size ve hayvanlariniza faydali olmak üzere.
Fakat o, batiran en büyük bela geldiginde...
O gün insan, neye çaba harcadigini anlar.
Ve görebilenler için cehennem sergilenir.
Artik kim azmissa.
Ve dünya hayatini tercih etmisse.
Süphesiz cehennem varilacak yerin kendisidir.
Kim Rabbinin makamindan korkmus ve nefsi heva-dan sakindirmissa.
Süphesiz cennet varilacak yerin kendisidir.
(Ey Muhammed) Sana kiyametin ne zaman gelip çatacagini soruyorlar.
Sen nerede, onu bilmek nerede!
Nihai bilgisi ancak Rabbine aittir.
Sen ancak ondan korkacaklari korkutursun.
Onu gördükleri gün, sanki bir aksam veya kusluk vaktinden fazla kalmamis gibi olur onlar.
