Göklerde ve yerde olan her sey, Melik, Kuddüs, Aziz, Hakim olan Allah’i tesbih eder.
O, ümmiler içinde, onlara ayetlerini okuyan, onlari arindiran, onlara kitap ve hikmeti ögreten kendilerinden bir rasul gönderendir. Oysa onlar, bundan önce apaçik bir sapkinlik içinde idiler.
Ve henüz kendilerine kavusmamis olan digerlerine de. Muhakkak ki O, Aziz’dir, Hakim’dir.
Iste bu, Allah’in lütfudur. Onu diledigi kimseye verir. Süphesiz Allah büyük lütuf sahibidir.
Kendilerine Tevrat yükümlü kilinip da sonra onun yükümlülügünü yerine getirmeyenlerin durumu, kitap-lar yüklenmis esegin durumu gibidir. Allah’in ayetleri-ni yalanlayan kavmin durumu ne kötüdür. Süphesiz Al-lah zalimler toplulugunu hidayete iletmez.
De ki: "Ey yahudiler, eger bütün insanlar bir tarafa yalniz kendinizin Allah’in velileri oldugunuzu iddia ediyorsaniz ve eger dogru iseniz, hemen ölümü temenni etsenize!"
Ama ellerinin öne sürdükleri dolayisiyla bunu hiç bir zaman temenni edemezler. Süphesiz Allah zalimleri en iyi bilendir.
De ki: "Gerçekten kendisinden kaçip durdugunuz ölüm, elbette karsiniza çikacaktir. Sonra gaybi da asikari da bilene döndürüleceksiniz; O da size yaptiklarinizi haber verecektir."
Ey iman edenler, Cuma günü namaz için çagrildigi zaman, hemen Allah’i zikretmeye kosun ve alis-verisi birakin. Eger bilirseniz bu, sizin için daha hayirlidir.
Namaz kilindiktan sonra yeryüzüne dagilin. Allah’-in lütfundan arayin ve Allah’i çokca zikredin. Umulur ki kurtulusa erersiniz.
Bir ticaret veya bir eglence gördükleri zaman ona dogru yönelip seni ayakta biraktilar. De ki: "Allah’in yanindaki, eglenceden de ticaretten de hayirlidir. Süphesiz Allah rizik verenlerin en hayirlisidir."
