Esi hakkinda seninle tartisan ve Allah’a sikayette bu-lunanin sözünü Allah elbette duydu. Allah konusmanizi duyuyordu. Süphesiz Allah Semî’dir, Basîr’dir.
Sizden hanimlarina zihar yapanlarin esleri onlarin anneleri degildir. Anneleri yalnizca kendilerini dogu-ranlardir. Onlar elbette çirkin bir söz ve yalan söylü-yorlar. Süphesiz Allah, elbette Afuvv’dur, Gafûr’dur.
Hanimlarina zihar yapip sonra da o söylediklerinden dönenlerin, birbirleriyle temas etmeden evvel bir köleyi azad etmeleri gerekir. Iste size bununla ögüt verilmek-tedir. Muhakkak ki Allah yaptiklarinizdan hakkiyla ha-berdardir.
Ama kim bulamazsa, o halde birbirleriyle temas et-meden önce araliksiz iki ay oruç tutmalidir. Kim güç yetiremezse, o zaman altmis yoksul doyurmalidir. Bu, Allah’a ve Rasulü’ne iman etmeniz içindir. Bunlar, Allah’in sinirlaridir. Kâfirlere ise can yakici bir azap vardir.
Allah’a ve Rasulü’ne karsi bas kaldiranlar, kendile-rinden öncekilerin alçaltilmasi gibi gerçekten alçaltil-mislardir. Oysa biz gerçekten apaçik ayetler indirdik. Kâfirler için alçaltici bir azab vardir.
Allah, hepsini diriltecegi gün, onlara neler yapacagini haber verecektir. Allah, onlari saymis; onlar ise onu unutmuslardir. Süphesiz Allah her seye sahid olandir.
Göklerdeki ve yerdeki seyleri Allah’in gerçekten bil-digini görmüyor musun? Fisildasan üç kisi olmaz ki dördüncüleri O olmasin; besin altincisi da mutlaka O’-dur. Bundan az veya çok olsun, her nerede olsalar mut-laka O, kendileriyle birliktedir. Sonra kiyamet günü yaptiklarini kendilerine haber verecektir. Süphesiz Al-lah her seyi en iyi bilendir.
Fisildasmalari yasaklanan, sonra yasaklandiklari seye dönen; günah, düsmanlik ve Rasul’e isyani fisildasan kimseleri görmedin mi? Sana geldikleri zaman, Allah’in selamlamadigi biçimde selamliyorlar seni. Ve kendi kendilerine: "Söylediklerimiz dolayisiyla Allah bize azab etse ya." diyorlar. Onlara cehennem yeter. Oraya gireceklerdir. Artik o, ne kötü bir gidis yeridir.
Ey iman edenler, fisildastiginiz zaman bundan böyle günahi, düsmanligi ve Rasul’e isyani fisildasmayin, iyi-ligi ve takvayi fisildasin ve ancak huzurunda toplanaca-giniz Allah’tan sakinin.
Fisilti ancak iman edenleri kederlendirmek için seytandandir. Oysa Allah’in izni olmaksizin o, onlara hiçbir seyle zarar veremez. O halde mü’minler yalnizca Allah’a tevekkül etsinler.
Ey iman edenler, toplanti yerlerinde size "Yer açin!" denildiginde yer açin ki, Allah da size genislik versin. "Kalkin!" denilince de kalkiverin ki Allah siz-den iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Süphesiz Allah, yaptiklarinizdan ha-berdardir.
Ey iman edenler, Rasul’e bir sey fisildadiginizda fisiltinizdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayirli ve daha temizdir. Eger bulamazsaniz süphesiz Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.
Yoksa fisiltinizdan önce sadakalar vermekten ürk-tünüz mü? Eger yapmazsaniz Allah tövbenizi kabul eder; o zaman namazi dosdogru kilin, zekâti verin, Al-lah’a ve Rasulü’ne itaat edin. Muhakkak ki Allah, yap-tiklarinizdan haberdardir.
Allah’in kendilerine gazap ettigi bir kavmi dost edinenleri görmedin mi? Onlar, ne sizdendir, ne de on-lardan. Kendileri de bildikleri halde, yalan yere yemin ediyorlar.
Allah onlara çok siddetli bir azab hazirlamistir. Dogrusu yaptiklari sey ne kötüdür.
Yeminlerini kalkan edindiler de Allah yolundan alikoydular. Bu nedenle onlara alçaltici bir azab vardir.
Mallari Allah’a karsi kendilerine hiçbir sekilde fay-da saglamaz, evlatlari da. Onlar atesin halkidir. Orada süreklidirler.
Onlarin tümünü Allah’in diriltecegi gün, sizlere ye-min ettikleri gibi O’na da yemin edecekler ve kendile-rinin bir sey üzere olduklarini sanacaklardir. Dikkat edin; gerçekten onlar, yalancilarin kendileridir.
Seytan onlari kusatmis; böylelikle onlara Allah’in zikrini unutturmustur. Iste onlar, seytanin firkasidir. Dikkat edin; süphesiz seytanin firkasi, hüsrana ugra-yanlarin kendileridir.
Hiç süphesiz Allah’a ve Rasulü’ne karsi baskaldi-ranlar; iste onlar, alçaklar arasindadir.
Allah: "Mutlaka galip gelecegim; ben de elçilerim de." diye yazmistir. Süphesiz Allah Kaviyy’dir, Azîz’dir.
Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiç bir kavmin, Allah’a ve Rasulü’ne baskaldiran kimselere –babalari, ogullari, kardesleri veya asiretleri olsa bile- sevgi besle-diklerini göremezsin. Kalplerine imani yazmis ve ken-disinden bir ruh ile onlari desteklemistir. Onlari, altin-dan nehirler akan cennetlere sokacaktir; orada sürekli-dirler. Allah, onlardan razi olmus, onlar da O’ndan razi olmuslardir. Iste bunlar Allah’in firkasidir. Dikkat edin süphesiz Allah’in firkasi kurtulusa erenlerin kendileri-dir.
