Ey iman edenler, akidleri yerine getirin. Siz ihramda iken avlanmayi helal saymamak üzere size okunacak olanlar hariç behime denilen hayvanlar size helal kilin-di. Muhakkak ki Allah diledigini hükmeder.
Ey iman edenler, Allah’in alametlerini, haram ayi, kurbanliklari, gerdanliklari, Rablerinden bir lütuf ve ri-zayi isteyerek Beyt-i Haram’a yönelmeyi amaçlayan-lara helal saymayin! Ihramdan çiktiginiz zaman avlanin. Sizi Mescid-i Haram’dan alikoyduklari için bir topluma olan kininiz sizi haddi asmaya sevketmesin! Iyilik etmek ve sakinmak üzere yardimlasin; günah ve haddi asmak üzere yardimlasmayin. Allah’tan sakinin, muhakkak ki Allah azabi çok siddetli olandir.
Ölü, kan, domuz eti, Allah’tan baskasi adina kesilen-ler, bogulmus, vurulmus, yuvarlanmis, boynuzlanmis ve yirtici hayvan tarafindan yenilmis olanlar –kestiginiz müstesna- dikili taslar üzerinde bogazlananlar ve fal oklariyla kismet aramaniz size haram kilindi. Iste bun-lar yoldan çikmaktir. Bu gün küfürlerinde bilinçli ola-rak israr edenler dininizden ümitlerini kestiler. O halde onlardan korkmayin, benden korkun! Bu gün sizin için dininizi kemale erdirdim, üzerinize olan nimetimi ta-mamladim ve sizin için din bakimindan Islam’dan razi oldum. Her kim son derece açlik halinde çaresiz kalirsa –günaha meyletmedigi halde- Muhakkak ki Allah Ga- fûr ve Rahîm’dir.
Sana kendileri için neyin helal kilindigini soruyorlar. De ki: "Temiz olan seyler size helal kilindi. Allah’in size ögrettiginden onlara ögreterek yetistirdiginiz avci hayvanlarin sizin için tuttuklarindan da yiyin ve üzerine Allah’in adini anin. Allah’tan sakinin; muhakkak ki Allah hesabi çok çabuk görendir."
Bu gün, temiz olanlar size helal kilindi. Kitap veri-lenlerin yemegi sizin için helâldir, sizin yemeginiz de onlar için helâldir. Mü’min kadinlardan iffetli olanlar ile sizden önce kitap verilenlerden iffetli kadinlar ken-dilerine ücretlerini verdiginiz taktirde zinaya sapmadan ve gizli dostlar edinmeden iffetli olmak üzere sizin için helâldir. Her kim de imani inkâr ederse muhakkak onun ameli bosa gitmistir ve o ahirette de hüsrana ugrayan-lardandir.
Ey iman edenler, namaza kalktiginiz zaman yüzleri-nizi, dirseklere kadar ellerinizi ve basinizi meshederek her iki topuga kadar ayaklarinizi yikayin. Cünüp olduy-saniz iyice temizlenin! Hasta veya seferde olursaniz ya-hut sizden biri ayak yolundan geldiyse ya da kadinlara dokunup da su bulamamissaniz temiz toprakla teyem-müm edin de ondan yüzlerinize ve ellerinize sürün. Al-lah size güçlük çikarmak istemez; ancak sizi tertemiz etmek ve size nimetini tamamlamak ister. Umulur ki sükredersiniz...
Allah’in üzerinizdeki nimetini ve "Isittik ve itaat et-tik." dediginiz zaman sizi onunla bagladigi kesin sözü hatirlayin ve Allah’tan sakinin! Muhakkak Allah sine-lerin özünde olani hakkiyla bilendir.
Ey iman edenler, Allah için hakki ayakta tutan kim-seler, adaletle sahitlik edenler olun! Bir topluluga olan kininiz sizi adaletsizlige sevk etmesin. Adaletli olun bu takvaya daha yakindir ve Allah’tan sakinin! Muhakkak ki Allah yaptiklarinizdan hakkiyla haberdardir.
Allah, iman eden ve salih amel isleyenlere vaad etti ki onlar için bagislanma ve çok büyük bir ecir vardir.
Küfürlerinde bilinçli olarak israr edip ayetlerimizi yalanlayanlar, iste onlar cahim-cehennem ashabidir.
Ey iman edenler, Allah’in üzerinizdeki nimetini dü-sünün. Hani bir topluluk üzerinize ellerini uzatmayi kastetmisti de onlarin ellerini sizden çekmisti. Allah’-tan sakinin! Mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler.
Andolsun ki Allah muhakkak Israilogullarindan kesin söz almisti. Biz içlerinden on iki nakib gönder-mistik. Allah buyurdu ki: "Muhakkak ben sizinle bera-berim, andolsun ki namazi dosdogru kilar ve zekâti verir, rasullerime iman eder, onlari destekler ve güzel bir ödünçle Allah’a borç verirseniz andolsun ki sizden günahlarinizi örterim ve sizi altlarindan nehirler akan cennetlere koyarim. Artik sizden her kim bundan sonra küfre girerse muhakkak dogru yoldan sapmistir."
Ardindan kesin sözlerini bozmalari sebebiyle onlari lanetledik ve kalplerini kaskati yaptik. Onlar kelimeleri yerlerinden degistirirler. Kendisiyle hatirlatilanlarin bü-yük bir kismini unuttular. Içlerinden pek azi müstesna onlardan hainlik görmekten uzak olmazsin. O halde on-lardan affet ve aldirma. Muhakkak ki Allah iyilik e-denleri sever.
"Biz elbette hristiyaniz." diyenlerden de kesin söz-lerini almistik da kendisiyle hatirlatilanlardan büyük kismini unuttular. Biz da aralarinda kiyamet gününe kadar düsmanlik ve kin yerlestirdik. Allah da onlara yapmakta olduklari seyleri haber verecektir.
Ey kitap ehli! Muhakkak kitaptan gizlediklerinizin pek çogunu açiklayan rasulümüz size gelmistir ki pek çogundan vaz geçiyor. Muhakkak size Allah’tan bir nur ve apaçik bir kitap gelmistir.
Allah kendi rizasina uyan kimseyi onunla selamet yollarina iletir ve onlari izniyle karanliklardan nura çikarir ve onlari dosdogru bir yola iletir.
Andolsun ki "Allah elbette Meryemoglu Mesih’in kendisidir." diyenler muhakkak kafir olmuslardir. De ki: "O halde Allah Meryem oglu Mesih’i, annesini ve yeryüzündeki kimseleri hep birden helak etmek isterse kim Allah’tan bir seye sahip olabilir? Göklerin, yerin ve ikisi arasinda bulunanlarin mülkü Allah’indir. Allah diledigini yaratir. Süphesiz Allah her seye kadirdir."
Yahudiler de Hristiyanlar da: "Biz Allah’in ogullari ve O’nun dostlariyiz." dediler. De ki: "O halde günahlariniz sebebiyle size niçin azab ediyor? Hayir siz yarattiklarindan olan besersiniz. O diledigine bagislar diledigine de azab eder. Süphesiz göklerin, yerin ve ikisi arasinda bulunanlarin mülkü Allah’indir, dönüs yalniz O’nadir."
Ey Kitap ehli, muhakkak size rasullerin arasinin ke-silmesi üzerine sizin için açiklayan rasulümüz size geldi ki "Bize bir müjdeci ve korkutucu gelmedi." demeyesiniz. Muhakkak iste size müjdeleyici ve korkutucu geldi. Süphesiz Allah her seye kadirdir.
Hani Musa kavmine söyle demisti: "Ey kavmim, Allah’in üzerinizdeki nimetini düsünün ki sizden nebiler kildi, sizi melikler yapti ve alemlerden hiç birine vermedigini size verdi."
"Ey kavmim, Allah’in sizin için yazdigi mukaddes yere girin ve arkalariniza dönmeyin ki o halde hüsrana ugrayanlar olarak dönmüs olursunuz."
Dediler ki: "Ey Musa dogrusu orada zorbalar toplulugu var ve onlar oradan çikincaya kadar biz kesinlikle oraya giremeyiz, oradan çikarlarsa biz hemen girenler oluruz."
Korkan kimselerden Allah’in kendilerine nimet verdigi iki adam da dedi ki: "Onlarin üzerine kapidan girin oradan girdiginiz takdirde süphesiz siz galiplersiniz. Mü’minler iseniz ancak Allah’a tevekkül edin!"
Dediler ki: "Ey Musa! Muhakkak ki onlar orada bulundukça biz oraya asla girmeyiz. O halde git de sen ve Rabbin savasin!? Elbette biz burada oturucuyuz."
Dedi ki: "Rabbim, muhakkak ki ben kendim ve kardesimden baskasina malik degilim. Artik sen bizim aramizla fasiklar toplumunun arasini ayir!"
"Muhakkak ki orasi kirk yil onlara haram kilinmistir; yeryüzünde saskin olarak dolasacaklar. Artik sen fasiklar toplulugu için üzülme!"
Onlara Adem’in iki oglunun haberini hak ile anlat. Hani onlar bir kurbani sunduklarinda birinden kabul e-dilmis, digerinden kabul edilmemisti de: "Andolsun seni öldürecegim!" demisti. Dedi ki: "Allah ancak mutta-kilerden kabul eder."
"Andolsun ki sen öldürmek için bana elini uzatir-san ben seni öldürmek için sana elimi uzatmam. Mu-hakkak ben alemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarim."
"Ben istiyorum ki benim günahim ve kendi günahinla dönesin de ates halkindan olasin. Iste budur zalimlerin cezasi!"
Nihayet nefsi ona kardesini öldürmeyi kolaylastirdi da onu öldürdü. Böylece hüsrana ugrayanlardan oldu.
Derken Allah ona kardesinin cesedini nasil göme-cegini göstersin diye yeri eseleyen bir kargayi gönder-di. "Yaziklar olsun bana; bir karga gibi kardesimin cesedini gömmekten aciz mi oldum!?" dedi de pisman olanlardan oldu.
Iste bu sebeple Israilogullarina söyle yazdik: "Her kim bir nefse karsilik yahut yeryüzünde bir fesat olmak-sizin öldürürse bütün insanlari öldürmüs gibi olur. Her kim de onu diri tutarsa bütün insanlari diriltmis gibi olur." Andolsun ki muhakkak rasul onlara apaçik delil-lerle geldi sonra muhakkak onlardan bir çogu bunun ardindan yeryüzünde taskinlik edicidirler.
Allah ve Rasulü ile harbeden ve yeryüzünde fesat için çalisanlarin cezasi ancak öldürülmeleri veya asil-malari yahut ellerinin ve ayaklarinin çaprazlama kesil-mesi ya da bulunduklari yerden sürülmeleridir. Iste bu onlar için dünyada bir rezilliktir. Ahirette de onlar için çok büyük bir azap vardir.
Ancak kendilerine gücünüz yetmeden önce tevbe edenler müstesna. Bilin ki muhakkak Allah Gafûr ve Rahîm’dir.
Ey iman edenler, Allah’tan sakinin ve O’na vesile arayin. O’nun yolunda cihad edin ki kurtulusa eresiniz.
Muhakkak yeryüzünde ne varsa hepsi ve bir o ka-dar daha kâfirlerin olsa da kiyamet gününün azabindan kurtulmak için onu feda etseler yine de onlardan kabul edilmez. Onlar için çok acikli bir azap vardir.
Atesten çikmak isterler ama onlar oradan çikacak degillerdir. Onlar için sürekli bir azap vardir.
Hirsizlik eden erkekle hirsizlik eden kadinin kazan-diklarina karsilik Allah’tan ibret verici bir ceza olarak ellerini kesin. Süphesiz Allah Azîz’dir, Hakîm’dir.
Her kim de zulmünden sonra tevbe ederse ve düzel-tirse muhakkak ki Allah onun tevbesini kabul eder. Muhakkak Allah Gafûr ve Rahîm’dir.
Bilmez misin ki göklerin ve yerin mülkü kendisine ait olan muhakkak ki Allah’tir. Diledigine azab eder, diledigi kimse için bagislar. Süphesiz Allah her seye kadirdir.
Ey Rasul! Küfür içinde kosusturanlar seni mahzun etmesin. Kalpleri iman etmedigi halde agizlariyla "iman ettik." diyenlerden ve yahudilerden küfür içinde kosanlar seni mahzun etmesin! Onlar yalancilik etmek için dinlerler ve sana gelmeyen baska bir kavmi din-lerler. Kelimeleri yerlerinden degistirirler: "Su verilirse onu hemen alin o verilmezse sakinin." derler. Allah her kimin fitnesini dilerse, sen onun için Allah’tan hiçbir seye sahip olamazsin. Iste onlar o kimselerdir ki Allah onlarin kalplerini temizlemek istememistir. Onlar için dünyada bir rezillik, ahirette ise çok büyük bir azap vardir.
Onlar yalani çokça dinleyicidirler ve haram yiyen-dirler. Sana gelirlerse aralarinda hükmet ya da onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir seyle zarar veremezler. Hükmedersen aralarinda adaletle hükmet. Muhakkak Allah adaletli olanlari sever.
Kendisinde Allah’in hükmü bulunan Tevrat yanla-rinda oldugu halde seni nasil hakem yapiyorlar da bun-dan sonra dönüyorlar, yüz çeviriyorlar. Dogrusu onlar mü’minler degillerdir.
Muhakkak Tevrat’i biz indirdik ki onda bir hidayet ve nur vardir. Teslim olmus nebiler yahudilere onunla hükmederdi. Rabbaniler ve bilginler de... Çünkü Al-lah’in kitabini korumalari istendi ve buna sahid idiler. O halde insanlardan korkmayin, benden korkun da a-yetlerimi az bir degere satmayin. Her kim Allah’in in-dirdigi ile hükmetmezse iste onlar kâfirlerin ta kendile-ridir.
Biz onda kendileri için yazdik ki: Cana can, göze göz, buruna burun, kulaga kulak, dise dis... Yaralar da birbirine karsiliktir. Artik her kim bunu bagislarsa, o kendisi için bir keffaret olur. Her kim Allah’in indirdi-giyle hükmetmezse iste onlar zalimlerin ta kendileridir.
Onlarin izleri üzerine kendinden önceki Tevrat’i dogrulayici olarak Meryem oglu Isa’yi gönderdik ve biz ona kendisinde bir hidayet ve nur bulunan kendin-den önceki Tevrat’i dogrulayici, muttakiler için bir hidayet ve ögüt olan Incil’i verdik.
Incil sahipleri de Allah’in onda indirdigiyle hük-metsin. Her kim Allah’in indirdigiyle hükmetmezse iste onlar fasiklarin ta kendileridir.
Biz sana kitabi hak ile kendinden önceki kitabi dogrulayici ve ona sahit olarak indirdik. O halde arala-rinda Allah’in indirdigiyle hükmet. Sana gelen haktan onlarin hevalarina uyma! Sizden her biri için bir seriat ve apaçik bir yol tayin ettik. Allah dileseydi elbette sizi tek bir ümmet yapardi. Fakat size verdigi ile sizi imti-han etmek istedi. O halde hayirlarda yarisin. Hepinizin dönüsü Allah’adir. Artik ihtilaf ettiginiz seyleri size ha-ber verecektir.
Onlarin aralarinda Allah’in indirdigiyle hükmet de onlarin arzularina uyma. Ayrica Allah’in sana indirdi-ginin bir kismindan seni fitneye düsürmelerinden sakin. Yüz çevirirlerse artik bil ki Allah onlara bir takim gü-nahlari sebebiyle musibet vermek istiyor. Muhakkak ki insanlarin pek çogu fasiktirlar.
Cahiliyyenin hükmünü mü ariyorlar. Yakînen ina-nan bir toplum için Allah’in hükmünden daha güzel kim olabilir!?
Ey iman edenler, yahudileri de hristiyanlari da veli-ler edinmeyin. Onlarin bir kismi bir kisminin velileridir. Sizden her kim onlari veli edinirse muhakkak o da onlardandir. Muhakkak ki Allah zalim bir toplumu hi-dayete erdirmez.
Kalplerinde bir hastalik bulunanlarin: "Durumunuzu çevirecek seylerin bize gelmesinden korkuyoruz." diyerek içlerinde kosustuklarini görürsün. Umulur ki Allah bir fetih veya katindan bir emir getirir de onlar içlerinde gizlediklerine dair pisman olurlar.
Iman edenler diyecekler ki: "Sizinle kesinlikle beraber olduklarina dair büyük bir gayretle Allah’a yemin edenler bunlar mi?" Onlarin amelleri bosa gitti ve hüsrana ugrayanlardan oldular.
Ey iman edenler! Içinizden her kim dininden döner-se mü’minlere karsi alçak gönüllü, kâfirlere karsi aziz, Allah yolunda cihad eden ve kinayicinin kinamasindan korkmayan bir toplum getirir ki O onlari sever, onlar da O’nu severler. Iste bu, Allah’in lütfudur, onu diledigine verir. Süphesiz Allah Vasi’dir, Alîm’dir.
Sizin veliniz ancak Allah’tir. O’nun Rasulü’dür ve iman edenlerdir ki namazi dosdogru kilarlar ve rüku edici olarak zekâti verirler.
Her kim Allah’i, Rasulü’nü ve iman edenleri veli e-dinirse muhakkak Allah’in hizbi onlardir ki galip olan-lardir.
Ey iman edenler, sizden önce kitap verilenlerden dininizi eglence ve oyun edinenleri ve kâfirleri veliler edinmeyin. Mü’minler iseniz Allah’tan sakinin!
Namaza çagirdiginiz zaman onu eglence ve oyun edinirler. Iste bu onlarin akillarini kullanamayan bir toplum olmalarindandir.
De ki: "Ey Kitap ehli! Yalnizca Allah’a, bize indirilene ve daha önce indirilene iman ettigimiz için mi biz-den hoslanmiyorsunuz? Muhakkak ki çogunuz fasiksiniz."
De ki: "Allah katinda cezasi bundan daha kötü olani haber vereyim mi? Allah’in lanetledigi ve ona gazab ettigi, içlerinden maymunlar, domuzlar yaptigi ve taguta ibadet edenlerdir. Iste onlar yerleri daha kötü olanlar ve dogru yoldan daha çok sapanlardir."
Size geldikleri zaman: "Iman ettik!" derler. Oysa onlar muhakkak ki küfür ile girmislerdir ve muhakkak onunla çikmislardir. Süphesiz Allah gizlemekte olduk-lari seyi hakkiyla bilendir.
Onlardan pek çogunu günahta, düsmanlikta ve ha-ram yemede yarisir görürsün. Yapmakta olduklari sey ne kötüdür!
Rabbaniler ve bilginleri onlari günah olan konus-malardan ve haram yemelerinden alikoysalardi ya! Yapmakta olduklari sey ne kötüdür!
Yahudiler: "Allah’in eli baglidir!?" dediler. Söyle-dikleri sebebiyle elleri baglansin ve lanetlensinler. Bila-kis O’nun iki eli de açiktir; diledigi gibi infak eder. An-dolsun ki Rabbinden sana indirilen onlardan pek çogu-nun küfrünü artirir. Biz de onlarin arasina kiyamet gü-nüne kadar bir düsmanlik ve kin saldik. Her ne zaman harp için bir ates yaksalar Allah onu söndürür. Yeryü-zünde bozgunculuk için yarisirlar. Oysa Allah bozgun-culari sevmez.
Kitap ehli iman edip sakinsaydi elbette onlarin kö-tülüklerini örterdik ve onlari Naîm cennetlerine girdi-rirdik.
Onlar Tevrat’i, Incil’i ve Rablerinden kendilerine indirileni ikame etselerdi elbette üstlerinden ve ayakla-rinin altlarindan yerlerdi. Onlardan orta yolu tutanlar da vardir. Buna ragmen onlarin pek çogunun yapmakta olduklari sey ne kötüdür!
Ey Rasul, Rabbinden sana indirileni teblig et; eger yapmazsan O’nun risaletini teblig etmemis olursun. Al-lah seni insanlardan koruyacaktir. Muhakkak Allah kâ-firler toplulugunu hidayete erdirmez!
De ki: "Ey kitap ehli! Tevrat’i, Incil’i ve Rabbiniz-den size indirileni uygulayincaya kadar hiçbir sey üzerinde degilsiniz. Andolsun ki Rabbinizden size indirilen muhakkak ki onlardan pek çogunun azginligini ve küfrünü artiracaktir. Artik kâfirler toplulugu için üzülme."
Iman edenler, yahudiler, sabîîler ve hristiyanlardan her kim Allah’a ve ahiret gününe iman eder ve salih ameller islerse onlar için korku yoktur, onlar üzülecek degillerdir.
Andolsun ki elbette biz Israilogullarindan kesin söz aldik ve onlara rasuller gönderdik. Her ne zaman bir ra-sul onlara nefislerinin hoslanmadigi bir sey getirirse bir kismini yalanladilar bir kismini da öldürdüler.
Buna ragmen bir fitne olmayacagini sandilar da kör ve sagir oldular. Sonra Allah onlarin tevbelerini kabul etti de ardindan onlarin pek çogu yine kör ve sagir ol-dular. Süphesiz Allah yaptiklarini hakkiyla görendir.
Andolsun ki: "Gerçekten de Allah Meryem oglu Mesih’in kendisidir!?" diyenler elbette kâfir olmustur. Oysa Mesih: "Ey Israilogullari! Benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin. Her kim Allah’a sirk kosarsa muhakkak ki Allah ona cenneti haram kilmistir. Onun varacagi yer atestir. Zalimlerin yardimcilari yoktur." dedi.
Andolsun ki: "Süphesiz Allah üçün üçüncüsü-dür!?" diyenler elbette kâfir olmuslardir. Oysa tek bir ilahtan baska hiçbir ilah yoktur. Söylediklerinden vaz-geçmezlerse andolsun ki içlerinden kâfir olanlara çok acikli bir azap dokunacaktir.
Hala Allah’a tevbe etmeyecek ve O’ndan bagislan-ma dilemeyecekler mi? Oysa Allah Gafûr’dur, Rahîm’-dir.
Meryem oglu Mesih bir rasulden baska bir sey de-gildir. Muhakkak ki ondan önce de rasuller geçmistir. Onun annesi de dosdogru bir kadindi. Ikisi de yemek yerlerdi. Bak onlara ayetleri nasil açikliyoruz. Sonra bak ki nasil döndürülüyorlar?!
De ki: "Allah’in yanisira sizin için bir zarara da bir faydaya da gücü yetmeyen seylere ibadet mi ediyorsunuz? Süphesiz Allah O’dur ki Semî’dir, Alîm’dir."
De ki: "Ey kitap ehli dininizde hakka aykiri olmak suretiyle haddi asmayin ve daha önce kesin olarak sapan ve pek çogunu saptiran ayrica yolun dogrusundan sapan bir toplumun arzularina uymayin!"
Israilogullarindan kâfir olanlar Davud’un ve Mer-yem oglu Isa’nin lisaniyla lanetlenmislerdir. Iste bu is-yan etmeleri ve haddi asmalari sebebiyledir.
Onlar birbirlerini yaptiklari kötülükten vazgeçirme-ye çalismazlardi. Yapmakta olduklari sey gerçekten ne kötüydü.
Onlarin pek çogunun kâfirleri veli edindiklerini gö-rürsün. Andolsun ki nefislerinin kendileri için sundugu sey ne kötüdür ki Allah onlara gazab etmistir ve onlar azapta sürekli kalicidirlar.
Onlar Allah’a, nebi’ye ve ona indirilene iman etmis olsalardi onlari veliler edinmezlerdi. Fakat onlarin pek çogu fasiklardir.
Yahudilerle sirk kosanlari iman edenlere düsmanlik bakimindan insanlarin en siddetlisi olarak bulacaksin. Iman edenlere sevgi bakimindan da: "Biz hristiyaniz." diyenleri onlarin en yakini olarak bulacaksin. Iste bu-nun sebebi onlardan kesislerin ve rahiplerin olmasi ve onlarin kesinlikle büyüklük taslamamalaridir.
Rasul’e indirileni duyduklari zaman hakki anladik-larindan onlarin gözlerinin yasla dolup tastigini görür-sün. Derler ki: "Ey Rabbimiz, biz iman ettik; artik bizi sahitlerle beraber yaz!"
"Rabbimizin bizi salihler topluluguyla birlikte gir-dirmesini umud ettigimiz halde biz niçin Allah’a ve bize gelen hakka iman etmeyelim?"
Allah da söyledikleri sebebiyle onlari altlarindan nehirler akan cennetlerle mükafatlandirdi ki orada sü-rekli kalicidirlar. Iste bu iyilik edenlerin mükafatidir.
Küfürlerinde bilinçli olarak israr edenler ve bizim ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; iste onlar cehennem ashabidirlar.
Ey iman edenler! Allah’in size helal kildigi temiz seyleri haram kilmayin ve haddi asmayin! Muhakkak ki Allah haddi asanlari sevmez!
Allah’in size rizik olarak verdigi helal ve temiz olan seyleri yiyin de kendisine iman ettiginiz Allah’tan sakinin!
Allah sizi yeminlerinizdeki lagvden dolayi sorumlu tutmaz. Ancak baglandiginiz yeminler sebebiyle so-rumlu tutar. Keffareti de ailenize yedirdiginizin orta hallisinden on fakiri yedirmek veya onlari giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Her kim bulamazsa üç gün o-ruç tutmalidir. Iste bu yeminlerinizin keffaretidir. Ye-minlerinizi koruyun. Allah size ayetlerini iste böyle a-çikliyor; umulur ki sükredersiniz.
Ey iman edenler! Muhakkak ki içki, kumar, putlar ve fal oklari seytanin pis islerindendir. O halde onlar-dan kaçininiz ki kurtulusa eresiniz.
Muhakkak ki seytan içki ve kumarla araniza düs-manlik ve kin sokmak sizi Allah’i anmaktan  ve namaz-dan alikoymak ister. Artik vazgeçiyorsunuz degil mi?
Allah’a itaat edin, Rasul’e de itaat edin ve sakinin! Yüz çevirirseniz bilin ki süphesiz Rasulü’müze düsen apaçik bir tebligdir.
Iman edip salih ameller isleyenlere, sakinir, iman eder ve salih amel islerler de sonra sakinip iman eder ardindan sakinarak iyilik ederlerse tattiklarindan dolayi bir günah yoktur. Süphesiz Allah iyilik edenleri sever.
Ey iman edenler! Allah giyaben kendisinden kor-kanlari ortaya çikarmak için ondan ellerinizin ve miz-raklarinizin erisebilecegi sey ile sizi muhakkak ki dene-yecektir. Bundan sonra her kim asiri giderse onun için çok acikli bir azap vardir.
Ey iman edenler! Siz ihramda iken avi öldürmeyin. Içinizden her kim onu kasten öldürürse cezasi öldürdü-gü hayvanin benzeridir ki bunu Ka’be’ye ulastirilacak bir hayvani kurban etmek üzere içinizden adaletli iki kisi karar verir veya onun keffareti fakirlere yemek ye-dirmektir ya da bunun dengi oruç tutmaktir. Böylece yaptiginin vebalini tatsin. Allah geçmistekileri bagisla-mistir. Fakat kim onu yaparsa Allah ondan intikam alir. Süphesiz Allah Azîz’dir, intikam sahibidir.
Hem size hem de yolcuya bir fayda olmak üzere deniz avi ve onu yemek size helâl kilindi. Kara avi da ihramda oldugunuz sürece size haram kilindi. Allah’tan sakinin ki O’nun huzurunda toplanacaksiniz.
Allah Kabe’yi, Beyt-i Haram’i insanlar için bir ki-yam sebebi kildi, o haram ayi da... O kurbani ve boyun-lari gerdanlikli kurbanliklari da... Bunlar Allah’in gök-lerde ve yerde her ne varsa bildigini sizin de bilmeniz içindir. Süphesiz Allah herseyi hakkiyla bilendir.
Bilin ki muhakkak ki Allah, cezasi çetin olandir ve muhakkak ki Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.
Rasul’e düsen ancak tebligdir. Süphesiz Allah her ne açikladiginizi ve her ne gizlediginizi bilir.
De ki: "Pis ile temiz bir degildir, pis olanin çoklugu hosunuza gitse bile!.." O halde ey akil sahipleri, Allah’tan sakinin; umulur ki kurtulusa erersiniz!
Ey iman edenler! Öyle seylerden sormayin ki size açiklaninca hosunuza gitmez. Onlari Kur’an indirilirken sorarsaniz onlar size açiklanir. Allah onu affetti. Süphesiz Allah Gafûr’dur, Halîm’dir.
Muhakkak ki sizden önce bir toplum onlari sordu da sonra o yüzden onlari inkâr eden kimseler oldular.
Allah, bahire, saibe, vasile, ham diye bir sey belir-lememistir. Halbuki kâfirler yalan söyleyerek Allah’a iftira ediyorlar. Çünkü onlarin pek çogunun akli ermez.
Onlara: "Allah’in indirdigine ve Rasul’üne gelin!" denildigi zaman: "Atalarimizi üzerinde buldugumuz sey bize yeter!?" dediler. Ya atalari bir sey bilmeyen ve dogru yolda olmayan kimseler idiyse?
Ey iman edenler! Siz kendinize bakin! Siz dogru yolda oldugunuz taktirde o sapanlar size zarar vermez. Hepinizin dönüsü Allah’adir. O size yaptiklarinizi ha-ber verecektir.
Ey iman edenler, sizden birinize ölüm gelip çattigi zaman, vasiyet aninda içinizden adaletli iki kisi veya sefere çiktiginiz zaman sizden olmayan baska iki kisi sahitlik yapar. Haklarinda süphelenecek olursaniz onla-ri namazdan sonra alikoyarsiniz. Onlar da: "Akraba dahi olsa onu hiçbir bedele satmayacagiz ve Allah’in sahitligini gizlemeyecegiz. O takdirde muhakkak günahkarlardan oluruz." diye Allah’a yemin ederler.
O ikisinin bir vebali hakettikleri gerçekten ortaya çikarsa haksizliga ugrayanlardan en yakin iki kisi bun-larin yerine geçerek: "Bizim sahitligimiz o kisinin sa-hitliginden elbette daha dogrudur. Biz haddi asmadik yoksa muhakkak zalimlerden oluruz." diye Allah’a yemin ederler.
Bu, sahitligi gerektigi sekilde yerine getirmelerine veya yeminlerinden sonra yeminlerin dönderilmesinden korkmalarina daha yakindir. Allah’tan sakinin ve dinle-yin! Süphesiz Allah fasiklar topluluguna hidayet etmez.
Allah rasulleri toplayacagi gün: "Size ne cevap ve-rildi?" buyuracak. Onlar da: "Bizim ilmimiz yok. Mu-hakkak ki gayblari en iyi bilen sensin, yalniz sen!" di-yecekler.
O zaman Allah buyuracak ki: "Ey Meryem oglu Isa! Sana ve annene olan nimetimi hatirla! Hani ben seni Ruhu’l-Kudüs ile desteklemistim, besikte iken de, yetiskin iken de insanlarla konusuyordun. Hani sana ki-tabi, hikmeti, Tevrat’i ve Incil’i ögretmistim. Hani iznimle çamurdan kus biçiminde bir sey yapiyordun, ona üfürüyordun da iznimle bir kus oluveriyordu. Dogustan kör olani ve alacaliyi benim iznimle iyilestiriyordun. Yine benim iznimle ölüleri çikariyordun. Hani kendilerine apaçik mucizelerle geldiginde Israilogullarini senden çekmistim de onlardan kâfir olanlar: "Bu apaçik bir sihirdir!?" demislerdi."
Hani havarilere: "Bana ve Rasul’üme iman edin!" diye vahyetmistim de onlar: "Iman ettik, gerçekten müslümanlar oldugumuza sen de sahit ol!" demislerdi.
Hani havariler: "Ey Meryem oglu Isa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" demislerdi. O da: "Eger mü’minler iseniz Allah’tan sakinin!" demisti.
Dediler ki: "Biz istiyoruz ki, ondan yiyelim de kalplerimiz yatissin. Senin gerçekten bize dogru söyledigini bilelim hem de ona sahitlik edenlerden olalim."
Meryem oglu Isa: "Allah’im, Rabbimiz, bize gök-ten bir sofra indir ki bize öncekilerimiz ve sonrakilerimiz için bir bayram ve senden bir ayet olsun! Bizi riziklandir, çünkü sen riziklandiranlarin en hayirlisisin!" demisti.
Allah buyurmustu ki: "Muhakkak ki ben size onu indirecegim. Her kim de bundan sonra kâfir olursa; onu alemlerden hiç birine azaplandirmayacagim bir azapla azaplandiracagim."
Allah: "Ey Meryem oglu Isa insanlara: "Beni ve annemi Allah’in yanisira iki ilah edinin diye sen mi söyledin?" dedigi zaman der ki: "Seni tenzih ederim, hakkim olmayan bir sözü söylemek bana yakismaz. Ben onu söylemis isem muhakkak sen onu bilirsin. Sen nefsimde olani bilirsin, ben senin nefsinde olani bilmem. Muhakkak ki gayblari en çok iyi bilen sensin, yalniz sen!"
"Ben onlara bana emrettigini "Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a ibadet edelim." diye söyledim. Aralarinda bulundugum sürece ben onlar üzerine sahit idim. Beni vefat ettirince onlar üzerinde gözetleyici Sen’din, Sen her seye hakkiyla sahitsin."
"Onlari azaplandirirsan muhakkak ki onlar senin kullarindir, onlari bagislarsan muhakkak ki sen Aziz’-sin, Hakîm’sin."
Allah buyurdu ki: "Bu, dogrularin dogruluklarinin fayda verecegi gündür. Onlar için altindan nehirler akan cennetler vardir. Orada ebedi kalicidirlar. Allah onlardan razi olmustur; onlar da O’ndan razi olmuslardir. Iste bu en büyük kurtulustur."
Göklerin, yerin ve onlarin içinde ne varsa hepsinin mülkü Allah’indir. Süphesiz O her seye kadirdir.
