Süphesiz, biz sana apaçik bir fetih verdik.
Öyle ki, Allah, senin geçmis ve gelecek günahini ba-gislasin, üzerindeki nimetini tamamlasin ve seni dos-dogru bir yola iletsin.
Ve Allah, sana üstün ve onurlu bir zaferle yardim et-sin.
Mü’minlerin kalplerine, imanlarina iman katip-artir-sinlar diye, güven duygusu ve huzur indiren O’dur. Göklerin ve yerin ordulari Allah’indir. Süphesiz Allah Alîm ve Hakîm olandir.
Mü’min erkekleri ve mü’min kadinlari, içinde daimi kalicilar olmak üzere, altindan nehirler akan cennetlere girdirmesi ve kötülüklerini örtüp bagislamasi içindir. Iste bu, Allah katinda büyük kurtulus ve mutluluktur.
Bir de; Allah hakkinda kötü bir zan ile zanda bulu-nan münafik erkeklerle münafik kadinlari ve müsrik er-keklerle müsrik kadinlari azablandirmasi için. O kötü-lük çemberi, tepelerine insin. Allah, onlara karsi gazab-lanmis, onlari lanetlemis ve onlara cehennemi hazirla-mistir. Varacaklari yer ne kötüdür.
Göklerin ve yerin ordulari Allah’indir. Süphesiz Al-lah Azîz ve Hakîm olandir.
Süphesiz biz seni bir sahid, bir müjdeleyici ve bir uyarici olarak gönderdik.
Ki Allah’a ve Rasulü’ne iman etmeniz, O’nu savu-nup-desteklemeniz, O’nu en içten bir saygiyla-yücelt-meniz ve sabah aksam O’nu tesbih etmeniz için.
Süphesiz sana biat edenler, ancak Allah’a biat et-mislerdir. Allah’in eli, onlarin ellerinin üzerindedir. Su halde, kim ahdini bozarsa, artik o, ancak kendi aleyhine ahdini bozmus olur. Kim de Allah’a verdigi ahdine ve-fa gösterirse, artik O da, ona büyük bir ecir verecektir.
Bedevilerden geride birakilanlar, sana diyecekler ki: "Bizi mallarimiz ve ailelerimiz mesgul etti. Bundan dolayi bizim için magfiret dile." Onlar kalplerinde ol-mayan seyi dilleriyle söylüyorlar. De ki: "Simdi Allah size bir zarar isteyecek ya da bir yarar dileyecek olsa, sizin için Allah’a karsi kim herhangi bir seyle güç yetirebilir? Hayir, Allah yaptiklarinizdan hakkiyla haberdardir."
Hayir, siz Rasul’ün ve mü’minlerin, ailelerine ebe-di olarak bir daha dönmeyeceklerini zannettiniz; bu, kalplerinizde çekici kilindi ve kötü bir zan ile zanda bu-lundunuz da yikima ugramis bir toplum oldunuz.
Kim Allah’a ve Rasul’üne iman etmezse, gerçekten biz, kafirler için çilginca yanan bir ates hazirlamisizdir.
Göklerin ve yerin mülkü Allah’indir; diledigine magfiret eder, diledigini azablandirir. Süphesiz Allah Gafûr ve Rahîm olandir.
Geride birakilanlar, siz ganimetleri almaya gittiginiz zaman diyeceklerdir ki: "Bizi birakin da sizi izleyelim." Onlar, Allah’in kelamini degistirmek istiyorlar. De ki: "Siz, kesin olarak bizim izimizden gelemezsiniz. Allah, daha önceden böyle buyurmustur." Bunun üzerine: "Hayir, bizi kiskaniyorsunuz." diyecekler. Hayir, onlar pek az anlayan kimselerdir.
Bedevilerden geride birakilanlara de ki: "Siz yakin-da zorlu savasçi olan bir kavme çagrilacaksiniz; onlar-la savasirsiniz ya da müslüman olurlar. Bu durumda eger itaat ederseniz, Allah size güzel bir ecir verir; eger bundan önce sirt çevirdiginiz gibi sirt çevirirseniz, sizi aci bir azab ile azablandirir."
Kör olana güçlük yoktur, topal olana güçlük yoktur, hasta olana da güçlük yoktur. Kim Allah’a ve Rasulü’ne itaat ederse, onu altlarindan nehirler akan cennetlere girdirir. Kim de sirt çevirirse, onu aci bir azab ile azab-landirir.
Andolsun, Allah, sana o agacin altinda biat ederler-ken mü’minlerden razi olmustur, kalplerinde olani bil-mis ve böylece üzerlerine güven duygusu ve huzur in-dirmis ve onlari yakin bir fetih ile mükafatlandirmistir.
Ve alacaklari bir çok ganimetlerle de. Süphesiz Al-lah Azîz ve Hakîm olandir.
Allah, alacaginiz daha birçok ganimetleri size va’-detti, bunu size hemencecik verdi ve insanlarin ellerini sizden çekti ki, mü’minler için ayet olsun ve sizi dos-dogru bir yola iletsin.
Henüz güç yetiremediginiz digerlerini de. Gerçek-ten Allah onlari kusatmistir. Süphesiz Allah, her seye güç yetirendir.
Küfürlerinde bilinçli olarak israr edenler, sizinle sa-vasmis olsalardi, arkalarini dönüp kaçarlardi; sonra ne bir veli ne bir yardimci bulamazlardi.
Allah’in öteden beri süregelen bir sünnetidir. Sen Allah’in sünnetinde kesinlikle bir degisiklik bulamaz-sin.
Onlara karsi size zafer verdikten sonra, Mekke’nin göbeginde ellerinizi sizden ve sizin ellerinizi de ondan çeken O’dur. Süphesiz Allah yaptiklarinizi hakkiyla görendir.
Onlar küfürlerinde bilinçli olarak israr ettiler, sizi Mescid-i Haram’dan ve durdurulmakta olan hediyeleri yerlerine varmaktan alikoydular. Eger kendilerini bil-mediginiz mü’min erkekler ve mü’min kadinlari, bilgi-sizlik dolayisiyla darmadagin edip de bu yüzden size dayanilmaz bir sikinti dokunmayacak olsaydi. Ta ki Al-lah diledigi kimseyi rahmetine soksun. Eger seçilip ay-rilmis olsalardi, muhakkak içlerinden küfürlerinde bi-linçli olarak israr edenleri aci bir azab ile azablandirir-dik.
Hani o küfürlerinde bilinçli olarak israr edenler, kendi kalplerinde o taassub ve kibri yani cahiliyye taas-sub ve kibrini koymuslardi da Allah da hemen güven ve yatisma duygusunu Rasulü’nün ve mü’minlerin üze-rine indirdi ve onlari takva sözü üzerinde kararlilikla ayakta tuttu. Zaten onlar da buna layik ve ehil idiler. Süphesiz Allah her seyi hakkiyla bilendir.
Andolsun Allah, rasulünün gördügü rüyanin hak ol-dugunu dogruladi. Eger Allah dilerse, mutlaka siz Mes-cid-i Haram’a güven içinde, saçlarinizi tiras etmis, ki-saltmis olarak korkusuzca gireceksiniz. Fakat Allah si-zin bilmediginizi bildi, böylece bundan önce size yakin bir fetih kildi.
Ki O, Rasulü’nü hidayetle ve hak din ile, diger bü-tün dinlere karsi üstün kilmak için gönderdi. Sahid ola-rak Allah yeter.
Muhammed, Allah’in Rasulü’dür. Ve onunla birlik-te olanlar da kafirlere karsi sert ve kati, kendi aralarinda ise merhametlidirler. Onlari, rüku edenler, secde eden-ler olarak görürsün; onlar, Allah’tan bir lütuf ve hos-nutluk arayip-isterler. Belirtileri, secde izinden yüzle-rindedir. Iste onlarin Tevrat’taki vasiflari budur; Incil’-deki vasiflari ise: Sanki bir ekin; filizini çikarmis, derken onu kuvvetlendirmis, derken kalinlasmis, sonra saplari üzerinde dogrulup-boy atmis, ekicilerin hosuna gider. Onunla kafirleri öfkelendirmek içindir. Allah, iç-lerinden iman edip salih amel isleyenlere bir magfiret ve büyük bir ecir va’detmistir.
