Saf saf dizilenlere,
O haykirip sürenlere,
Ve o zikir okuyanlara,
Yemin ederim ki, ilâhiniz birdir.
O, hem göklerin, yerin ve ikisi arasindakilerin Rabbi, hem de dogularin Rabbidir.
Biz yakin gögü, bir süsle, yildizlarla süsledik.
Ve itaat disina çikan her seytandan koruduk.
Onlar, artik mele-i a'lâ'ya kulak veremezler. Her taraftan taslanirlar.
Kovulup atilirlar. Ve onlar için sürekli bir azap vardir.
Ancak bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak isik takip eder.
Simdi sor onlara! Yaratma bakimindan onlar mi daha zor, yoksa bizim yarattigimiz mi? Süphesiz biz kendilerini yapiskan bir çamurdan yarattik.
Hayir, sen sasiyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.
Kendilerine ögüt verildigi vakit ögüt almazlar.
Bir mucize görseler alay ederler.
Bu ancak açik bir büyüdür, derler.
"Gerçekten biz öldügümüz, toprak ve kemik oldugumuz zaman mi, diriltilecegiz?"
"Ilk atalarimizda mi?"
De ki: Evet, hem de hor ve hakir olarak.
O korkunç. bir sesten ibaret olacak, o anda hemen onlarin gözleri açilip etrafa bakacaklar.
Eyvah bize! Bu ceza günüdür, derler.
Iste bu; yalanlamis oldugunuz hüküm günüdür.
''Zalimleri, onlarin ayni yoldaki arkadaslarini ve tapmis olduklarini toplayin''.
''Allah'tan baska . Onlara cehennemin yolunu gösterin''.
''Onlari tutuklayin, çünkü onlar sorguya çekilecekler!
Size ne oldu ki birbirinize yardim etmiyorsunuz?
Evet, onlar o gün zilletle boyun egeceklerdir.
Onlardan bir kismi, digerlerine yönelir, birbirlerini sorumlu tutmaya çalisirlar.
Siz bize sagdan gelirdiniz derler.
"Bilâkis, derler, siz inanan kimseler degildiniz".
"Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yoktu. Fakat siz kendiniz azgin bir toplum idiniz."
"Onun için Rabbimizin hükmü bize hak oldu. Biz mutlaka tadacagiz."
"Biz sizi azdirdik. Çünkü kendimiz de azmistik."
Süphesiz o gün onlar azapta ortaktirlar.
Iste biz, suçlulara böyle yapariz.
Çünkü onlara: Allah'tan baska ilah yoktur, denildigi zaman kibirle direnirlerdi.
"Mecnun bir sair için biz ilahlarimizi birakacak miyiz?" derlerdi.
Hayir! O, gerçegi getirdi ve peygamberleri de dogruladi.
Kuskusuz siz aci azabi tadacaksiniz.
Çekeceginiz ceza yapmakta oldugunuzdan baska bir seyin cezasi degildir.
Ancak Allah'in hâlis kullari istisnâ edilecek.
Bunlar için bilinen bir rizik vardir.
(Türlü türlü) meyveler vardir. Ve onlar agirlanirlar.
Naîm cennetlerinde .
Tahtlar üzerinde karsilikli otururlar.
Onlara pinardan (doldurulmus) kadehler dolastirilir.
Berraktir, içenlere lezzet verir.
O içkide ne sersemletme vardir ne de onunla sarhos olurlar.
Yanlarinda güzel bakislarini yalniz onlara tahsis etmis, iri gözlü esler vardir.
Onlar, gün yüzü görmemis yumurta gibi bembeyazdir.
Iste o zaman, birbirlerine dönerek (dünyadaki hallerini) soracaklar.
Içlerinden biri: "Benim, bir arkadasim vardi" der.
Derdi ki: Sen de (dirilmeye) inananlardan misin?
Biz ölüp kemik, sonra da toprak haline geldigimiz zaman (diriltilip) cezalanacak miyiz?
Siz isin gerçegine vâkif misiniz? dedi.
(Iste o zaman konusan bakti, arkadasini cehennemin ortasinda gördü.
"Yemin ederim ki, sen az daha beni de helâk edecektin.
Rabbimin nimeti olmasaydi, simdi ben de (cehenneme) getirilenlerden olurdum" dedi.
Birinci ölümümüz hariç, bir daha biz ölmeyecek miyiz?
Yalniz ilk ölümümüz, baska ölüm yok ve biz azâba da ugratilmayacagiz ha?!"
Süphesiz bu, büyük kurtulustur.
Çalisanlar, böylesi bir kurtulus için çalissinlar.
Simdi ziyafet olarak, cennet ehli için anilan bu nimetler mi daha hayirli, yoksa zakkum agaci mi?.
Biz onu (zakkumu) zalimler için bir fitne (imtihan) kildik.
Zira o, cehennemin dibinde bitip yetisen bir agaçtir.
Tomurcuklari sanki seytanlarin baslari gibidir.
Ondan yerler ve karinlarini ondan doldururlar.
Sonra zakkum yemeginin üzerine onlar için, kaynar su karistirilmis bir içki vardir.
Sonra kesinlikle onlarin dönüsü, çilgin atese olacaktir.
Kuskusuz onlar atalarini dalâlette buldular .
Simdi de kendileri onlarin peslerinden kosturuyorlar.
Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çogu dalâlete düstü.
Kuskusuz, biz onlara uyaricilar göndermistik.
Uyarilanlarin âkibetinin ne olduguna bir bak!
Allah'in ihlâsli kullari müstesna.
Andolsun, Nuh bize yalvarip yakardi. Biz de duayi ne güzel kabul ederiz!
Kendisini ve ailesini büyük felâketten kurtardik.
Biz yalniz Nuh'un soyunu kalici kildik.
Sonradan gelenler içinde ona iyi bir nam biraktik
Bütün âlemlerden Nuh'a selam olsun!
Iste biz iyileri böyle mükâfatlandiririz.
Zira o, bizim inanmis kullarimizdan idi.
Nihayet ötekileri (inanmayanlari) suda bogduk.
Dogrusu Ibrahim de onun bir kolundandir.
Çünkü o, Rabbine selim bir kalp ile gelmisti.
Hani babasina ve kavmine demisti ki: "Nelere ibadet ediyorsunuz?"
"Bir takim uydurma yalanlar için mi Allah’tan baska ilahlar istiyorsunuz?"
"Alemlerin Rabbi hakkindaki zanniniz nedir?"
Derken yildizlara bir göz atti.
"Ben, dogrusu hastayim." dedi.
Hemen ondan yüz çevirip uzaklastilar.
Sonra gizlice putlarina varip: "Yemez misiniz?" dedi.
"Size ne oluyor ki konusmuyorsunuz?"
Derken onlarin üstüne yürüyüp sag eliyle bir darbe indirdi.
Hizlica ona yönelip geldiler.
"Yonttugunuz seylere mi ibadet ediyorsunuz?"
"Oysa sizi de yapmakta olduklarinizi da Allah yaratmistir."
Dediler ki: "Onun için bir bina yapin da onu alevli atesin içine atin."
Böylelikle ona bir tuzak hazirlamak istediler. Biz de onlari en asagiliklar kildik.
Dedi ki: "Süphesiz ben, Rabbime gidiciyim; pek yakinda beni hidayete erdirecektir."
"Rabbim, bana salihlerden bagisla."
Biz de onu itaatkâr bir çocukla müjdeledik.
Böylece onun yaninda kosabilecek çaga erisince dedi ki: "Oglum, gerçekten ben rüyamda seni bogazladigimi görüyorum. Bak artik, sen ne düsünürsün?" Dedi ki: "Babacigim, emrolundugun seyi yap! Insaallah beni sabredenlerden bulacaksin."
Böylece ikisi de teslim olup onu alni üzerine yatirdi.
Biz ona: "Ey Ibrahim!" diye seslendik.
"Gerçekten sen, rüyayi dogruladin. Süphesiz biz, ihsanda bulunanlari böyle ödüllendiririz."
"Dogrusu bu, apaçik bir imtihandi."
"Ve ona büyük bir kurbani fidye olarak verdik."
Sonra gelenler arasinda ona biraktik.
Ibrahim’e selâm olsun.
Biz, ihsanda bulunanlari böyle ödüllendiririz.
Süphesiz o, mü’min kullarimizdandi.
Biz ona, salihlerden bir nebi olarak Ishak’i bagisladik.
Ona ve Ishak’a bereketler verdik. Ikisinin soyundan, ihsanda bulunan da var; açikça kendi nefsine zulmeden de.
Andolsun biz Musa'ya da Harun'a da nimetler verdik.
Onlari ve kavimlerini o büyük sikintidan kurtardik.
Kendilerine yardim ettik de galip gelen onlar oldu.
Her ikisine de apaçik anlasilan bir kitabi verdik.
Her ikisini de dogru yola ilettik.
Sonra gelenler içinde, namlarina sunu biraktik.
Musa ve Harun'a selam olsun.
Dogrusu biz, iyileri böylece mükâfatlandiririz.
Süphesiz, ikisi de mümin kullarimizdandi.
Ilyas da süphe yok ki, peygamberlerdendi.
Milletine: sakinmaz misiniz?
Yaratanlarin en iyisini birakip da Ba'l'e mi taparsiniz? demisti.
"Sizin de Rabbiniz, sizden önce gelen atalarinizin da Rabbi olan Allah'i?"
Bunun üzerine Ilyas'i yalanladilar. Onun için onlarin hepsi (cehenneme) götürüleceklerdir.
Ancak Allah'in ihlâsli kullari müstesna.
Sonra gelenler içinde, kendisine bir ün biraktik,
"Ilyas'a selâm!" dedik.
Süphesiz biz, iyileri iste böyle mükâfatlandiririz.
Çünkü o, bizim mümin kullarimizdandi.
Lût da elbette peygamberlerdendi.
Hani biz Lût'u ve ailesinin hepsini kurtardik.
Ancak geridekiler arasinda kalan yasli bir kadin disinda,
Sonra digerlerini yok ettik.
Siz onlarin yanlarindan geçip gidiyorsunuz: sabahlayin
Ve geceleyin. Hâla akillanmayacak misiniz?
Dogrusu Yunus da gönderilen peygamberlerdendi.
Hani o, dolu bir gemiye binip kaçmisti.
Gemide olanlarla karsilikli kur'a çektiler de kaybedenlerden oldu.
Yunus kendini kinayip dururken onu bir balik yuttu.
Eger Allah'i tesbih edenlerden olmasaydi,
Tekrar diriltilecekleri güne kadar onun karninda kalirdi.
Halsiz bir vaziyette kendisini disari çikardik.
Ve üstüne kabak türünden genis yaprakli bir nebat bitirdik.
Onu, yüz bin veya daha çok kisiye peygamber olarak gönderdik.
Sonunda ona iman ettiler, bunun üzerine biz de onlari bir süreye kadar yasattik.
Putperestlere sor: Kizlar Rabbinin de erkekler onlarin mi?
Yoksa biz melekleri onlarin gözü önünde kiz olarak mi yarattik?
Dikkat edin, kesinlikle yalan uydurup söylüyorlar ki;
"Allah dogurdu" diyorlar. Onlar süphesiz yalancidirlar.
Allah, kizlari ogullara tercih mi etmis!
Ne oluyor size? Nasil hükmediyorsunuz?
Hiç düsünmüyor musunuz?
Yoksa sizin açik bir deliliniz mi var?
Dogru sözlülerden iseniz, kitabinizi getirin!
Allah ile cinler arasinda da bir soy birligi uydurdular. Andolsun, cinler de kendilerinin hesap yerine götürüleceklerini bilirler.
Allah, onlarin isnat edegeldiklerinden yücedir, münezzehtir.
Allah'in ihlâsa erdirilmis kullari müstesnadir.
Sizler ve taptiginiz seyler!
Hiçbiriniz, Allah'a karsi azdirip saptiramazsiniz.
Cehenneme girecek kimseden baskasini.
"(Melekler söyle derler:) Bizim her birimiz için, bilinen bir makam vardir."
" Süphesiz biz,orada sira sira dururuz."
"Ve süphesiz Allah'i tesbih ederiz."
"Putperestler söyle diyorlardi".
"Eger öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydi",
"Mutlaka Allah'in ihlâsli kullari olurduk!" .
Iste simdi onu inkâr ettiler. Ama ileride bileceklerdir!
Andolsun ki, peygamber kullarimiza söz vermisizdir:
Onlar mutlaka zafere ulasacaklardir.
Bizim ordumuz süphesiz üstün gelecektir.
Onun için sen bir süreye kadar onlara aldirma.
Onlarin halini gör, onlar da görecekler.
Azabimizi acele mi istiyorlar?
Azap yurtlarina indiginde, uyarilanlarin (fakat yola gelmeyenlerin) sabahi ne kötü olur!
Sen bir zamana kadar onlara aldirma.
Onlarin halini gör, onlar da göreceklerdir.
Senin izzet sahibi Rabbin, onlarin isnat etmekte olduklari vasiflardan yücedir, münezzehtir.
Gönderilen bütün peygamberlere selam olsun!
Alemlerin Rabbi olan Allah'a da hamd olsun!
