Elif, Lam, Mim.
Kendisinden baska ilah olmayan Allah; Hayy'dir, Kayyum’dur.
O, sana kitab'i kendisinden öncekileri dogrulayici ol-mak üzere hak ile kisim kisim indirdi. Tevrat ve Incil’i ise topyekün indirmisti.
Bundan önce insanlar için bir hidayet idiler. Furkan'i da indirdi. Dogrusu Allah'in ayetlerini inkar eden kim-seler var ya, onlar için çok siddetli bir azap vardir. Süp-hesiz Allah Aziz’dir, intikam sahibidir.
Dogrusu yerdeki ve gökteki hiçbir sey Allah’a gizli kalmaz!
O ki sizi rahimlerde diledigi gibi sekillendirir. O Aziz ve Hakim olandan baska ilah yoktur.
O sana kitab'i indirendir. Ondaki ayetlerin bir kismi muhkemdir ki onlar kitabin anasidir. Digerleri de müte-sabihtirler. Kalplerinde egrilik bulunanlar, fitne çikar-mak ve onun tevlini aramak için mütesabih olanlarina tabi olurlar. Onun tevilini Allah'tan baska kimse bil-mez. Ilimde derinlesmis olanlar da derler ki: "Biz, ona iman ettik; hepsi Rabbimizin katindandir. Akil sahiplerinden baskasi düsünmez."
"Rabbimiz, bizi dogru yola ilettikten sonra kalplerimizi egriltme! Bize katindan bir rahmet bahset; süphesiz Vehhab olan sensin, yalniz sen!"
"Rabbimiz! Muhakkak ki sen, kendisinde hiçbir süphe olmayan bir günde insanlari toplayacak olansin. Dogrusu Allah, vaadinden dönmez!"
Dogrusu küfürlerinde bilinçli olarak israr eden kim-seler var ya; onlarin mallari da çocuklari da Allah'tan olan hiçbir seyi kendilerinden asla uzaklastiramazlar! Iste onlar, atesin yakitidirlar.
Tipki Firavun hanedani ve onlardan öncekilerin adeti gibi, bizim ayetlerimizi yalanladilar. Allah da on-lari günahlari sebebiyle yakalayiverdi. Dogrusu Allah, azabi siddetli olandir.
Küfürlerinde bilinçli olarak israr eden kimselere de ki: "Yakinda yenileceksiniz ve cehenneme toplanacaksiniz. Ne kötü bir dösek!"
Muhakkak ki karsilasan iki toplulukta sizin için bir ayet vardir. Bir topluluk Allah yolunda savasiyordu. Digeri ise kafirdi. Onlari göz görüsüyle kendilerinin iki kati olarak görüyorlardi. Dogrusu Allah diledigini yar-dimiyla destekler. Süphesiz bunda basiret sahipleri için bir ibret vardir…
Kadinlar, ogullar, altin ve gümüsten yigin yigin bi-riktirilmis mallar, salma atlar, sagmal hayvanlar ve ekinlere duyulan sehvetlerin sevgisi insanlara süslü ki-linmistir. Iste bunlar dünya hayatinin metaidir; varila-cak güzel yer ise Allah katindadir…
De ki: "Size bunlardan daha hayirlisini haber ve-reyim mi? Takva sahibi olanlar için Rableri katinda, altindan nehirler akan, içlerinde sürekli kalici olduk-lari cennetler, tertemiz kilinmis esler ve Allah’tan bir riza vardir… Dogrusu Allah kullarini hakkiyla gören-dir!"
Onlar ki: "Rabbimiz! Süphesiz biz iman ettik, bizim günahlarimizi bagisla ve bizi ates azabindan koru!" derler.
Sabredenler, sadik olanlar, gönülden itaat edici olanlar, infak edenler ve seherlerde bagislanma dile-yenlerdir.
Allah, kendisinden baska ilah olmadigina adaleti ayakta tutarak sahitlik etti melekler ve ilim sahipleri de... O’ndan baska ilah yoktur. O, Aziz'dir, Hakim'dir.
Dogrusu Allah katinda din Islam'dir. Kitap verilen-ler ancak kendilerine ilim geldikten sonra aralarindaki haset sebebiyle ihtilafa düstüler. Kim Allah'in ayetlerini inkar ederse, süphesiz Allah hesabi çabuk görendir!
Artik seninle tartisirlarsa de ki: "Ben yüzümü Allah’a teslim ettim; bana uyanlar da…" Kitap verilen kimselere ve ümmilere de ki: "Teslim oldunuz mu:" Sayet teslim olurlarsa muhakkak hidayete ermis olurlar. Yüz çevirirlerse artik sana düsen yalnizca tebligdir. Süphesiz Allah kullarini hakkiyla görendir.
Dogrusu Allah'in ayetlerini inkar edenler, nebileri haksiz yere öldürenler ve adaletle emreden kimseleri öldürenler var ya; onlari çok acikli bir azap ile müjdele!
Iste onlar dünyada da ahirette de amelleri bosa gidenlerdir. Onlarin yardimcilari yoktur!
Kitaptan bir nasip verilen kimseleri görmedin mi? Aralarinda hükmetmesi için Allah’in kitabina çagirili-yorlar da, sonra onlardan bir grup dönüyor; onlar yüz çeviricidirler.
Bu onlarin: "Bize sayili günlerden baska asla ates dokunmayacaktir." demeleri sebebiyledir. Dogrusu uy-durduklari seyler onlari dinleri hakkinda aldatmistir.
Onlari kendisinde hiçbir süphe olmayan bir gün için topladigimiz zaman nasil olacak? Herkese kazandigi tastamam verilecek ve onlar zulme ugratilmayacaklar.
De ki: "Ey mülkün sahibi olan Allah'im! Mülkü di-ledigine verirsin; dilediginden de mülkü alirsin. Diledigini aziz edersin; diledigini de zelil kilarsin. Hayir ancak senin elindedir. Süphesiz sen her seye kadirsin."
"Geceyi gündüze eklersin, gündüzü de geceye ek-lersin. Ölüden diriyi çikarirsin, diriden de ölüyü çikarirsin, diledigini de hesapsiz riziklandirirsin."
Mü’minler, mü’minleri birakip ta kafirleri veliler edinmesinler! Her kim bunu yaparsa Allah'tan hiçbir sey üzerinde degildir. Ancak onlardan sakinilabilecek bir seyden sakinmaniz müstesna. Buna ragmen Allah sizi kendisinden sakindiriyor. Muhakkak ki dönüs yal-niz Allah'adir.
De ki: "Sinelerinizde olani gizleseniz de açiklasaniz da Allah onu bilir. Göklerde ve yerde her ne varsa bilir. Süphesiz Allah her seye kadirdir."
Her bir nefis hayir olarak yaptiklarini bulacagi gün her ne kötülük islediyse onunla kendisi arasinda uzak bir mesafe olmasini isteyecek. Böylece Allah sizi ken-disinden sakindiriyor. Dogrusu Allah kullarina karsi Rauf’tur.
De ki: "Allah’i seviyorsaniz bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarinizi bagislasin. Muhakkak ki Allah Gafur’dur, Rahim’dir."
De ki: "Allah’a da Rasul’e de itaat edin! Yüz çevirirlerse elbette ki Allah, kafirleri sevmez."
Dogrusu Allah, Adem’i, Nuh’u, Ibrahim ailesini ve Imran ailesini alemler üzerine seçti.
Bazisi bazisindan olan bir zürriyettir. Süphesiz ki Allah Semi’dir, Alîm’dir.
Hani Imran’in karisi demisti ki: "Rabbim, dogrusu ben karnimdakini azad edilmis olarak sana adadim; benden kabul et! Süphesiz Semi’ ve Alîm olan sensin, yalniz sen!"
Onu dogurdugunda –Allah onun ne dogurdugunu elbette en iyi bilendir- dedi ki: "Rabbim, elbette ben onu kiz dogurdum." Erkek kiz gibi degildir. "Ona Meryem adini verdim. Dogrusu ben onu da soyunu da kovulmus seytandan sana sigindiririm!"
Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir kabul ile kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi yetistirdi. Zekeriyya’yi da ona kefil kildi. Zekeriyya onun yanina, mihraba her girdiginde onun yaninda bir rizik buluyordu. Dedi ki: "Ey Meryem! Bu sana nereden?" Dedi ki: "O Allah katindandir. Süphesiz ki Allah diledigini hesapsiz rizik-landirir!"
Zekeriyya iste orada Rabbine dua etti. Dedi ki: "Rabbim, bana katindan tertemiz bir zürriyet bagisla! Muhakkak ki sen duayi hakkiyla isitensin."
O, mihrapta durup namaz kilarken melekler ona seslendi: "Süphesiz Allah sana Allah’tan olan bir kelimeyi tasdik edici, efendi, nefsine hakim ve salihlerden bir nebi olan Yahya’yi müjdeliyor!"
Dedi ki: "Rabbim, bana ihtiyarlik gelip çatmisken esim de kisirken benim nasil oglum olabilir?" Buyurdu ki: "Iste böyledir, Allah diledigini yapar!"
"Rabbim bana bir alamet ver!" dedi. "Senin ala-metin insanlarla isaretlesmen disinda üç gün konus-mamandir. Rabbini çokça zikret ve sabah aksam tesbih et!" buyurdu.
Hani Melekler demislerdi ki: "Ey Meryem! Süphesiz Allah seni seçti, seni tertemiz kildi. Seni alemlerin kadinlarina üstün kildi."
"Ey Meryem Rabbine gönülden itaat et! Secde et ve rüku edenlerle beraber rüku et."
Iste bunlar gayb haberlerindendir ki biz onu sana vahyediyoruz. Meryem’e hangisi kefil olacak diye ka-lemlerini atarlarken sen yanlarinda degildin, çekisirler-ken de sen yanlarinda degildin.
Hani melekler demislerdi ki: "Ey Meryem! Allah seni kendinden bir kelime ile müjdeliyor. Ismi Meryem oglu Isa Mesih’tir, dünyada da ahirette de sani yücedir ve yakin kilinanlardandir."
"Besikteyken de yetiskinken de insanlarla konusacaktir; salihlerdendir."
Dedi ki: "Rabbim, bana bir beser dokunmamisken nasil çocugum olabilir?" Buyurdu ki: "Iste böyledir. Allah diledigini yaratir. Bir ise hükmettigi zaman ona sadece "Ol" der; o da hemen oluverir."
Ona kitap ile hikmeti, Tevrat’i ve Incil’i ögretecek-tir.
"Dogrusu ben Israilogullarina bir rasul olmak üzere Rabbinizden bir ayet ile geldim. Muhakkak ben size çamurdan kus seklinde bir sey yapip ona üflerim, o da Allah’in izni ile hemen bir kus oluverir. Allah’in izniyle dogustan kör olani, alacaliyi iyilestirir ve ölüleri diriltirim. Ayrica evlerinizde yediginiz ve biriktirdiginiz seyleri size haber veririm. Eger mü’min kimselerseniz muhakkak bunda sizin için bir ayet vardir..."
"Benden önceki Tevrat’i dogrulayici olarak ve size haram kilinan bazi seyleri helal kilmak için... Size Rabbinizden bir ayet getirdim. Artik Allah’tan korkun da bana itaat edin."
"Muhakkak ki Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O halde O’na ibadet edin. Dosdogru yol iste budur!"
Isa, onlardan küfrü sezince: "Allah’a yardimcilarim kimlerdir?" dedi. Havariler dediler ki: "Allah’in yardimcilari biziz. Allah’a iman ettik. Sen de sahit ol ki süphesiz biz müslümanlariz."
"Rabbimiz, indirdigine iman ettik ve Rasul’e tabi olduk, artik bizi sahit olanlarla beraber yaz!"
Düzen kurdular, Allah da bir düzen kurdu. Süphe-siz Allah düzen kuranlarin en hayirlisidir.
Hani Allah söyle buyurmustu: "Ey Isa! Muhakkak ki ben seni vefat ettirecegim. Seni kendime yükseltecegim ve seni kafirlerden temizleyecegim. Sana tabi olanlari da kiyamet gününe kadar kafirlerin üstünde tutacagim. Sonra dönüsünüz ancak banadir. Iste o zaman, ihtilafa düstügünüz seylerde aranizda hükmedecegim."
Küfürlerinde bilinçli olarak israr eden kimseler var ya, onlara dünyada da ahirette de çok siddetli bir azap ile azabedecegim. Dogrusu onlarin hiç bir yardimcilari yoktur.
Iman edip de salih ameller isleyenlere gelince, on-lara ecirlerini tastamam verecektir. Süphesiz ki Allah, zalimleri sevmez.
Iste bu okudugumuz hikmetli zikirden ve ayetler-dendir.
Süphesiz Allah katinda Isa’nin durumu Adem’in durumu gibidir. Onu topraktan yaratti; sonra ona "Ol!" dedi, o da hemen oluverdi.
Hak Rabbindendir. O halde kuskuya kapilanlardan olma!
Artik sana gelen ilimden sonra kim seninle onun hakkinda tartisirsa de ki: "Gelin çagiralim ogullarimizi ve ogullarinizi, kadinlarimizi ve kadinlarinizi; bizleri ve sizleri sonra dua edelim de Allah’in lanetini yalancilarin üzerine kilalim!"
Iste bu, o hak olarak anlatilandir. Allah’tan baska ilah yoktur. Muhakkak ki Allah, elbette O Aziz’dir, Ha-kim’dir.
Artik yüz çevirirlerse Allah elbette o fesatçilari hakkiyla bilendir.
De ki: "Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranizda ortak bir kelimeye gelin! Allah’tan baskasina ibadet etmeyelim, hiç bir seyi O’na ortak kosmayalim, bir kismimiz bir kisminizi Allah’tan baska rabler edinmesin! Yüz çevirirlerse: ‘Sahit olun ki süphesiz biz müslümanlariz.’ deyin."
Ey kitap ehli! Niçin Ibrahim hakkinda tartisiyorsu-nuz? Oysa Tevrat ta, Incil de ancak ondan sonra indiril-mistir; hala akletmiyor musunuz?
Iste siz böylesiniz! Hadi bildiginiz konuda tartisti-niz; hiçbir bilginiz olmayan bir sey hakkinda niçin tar-tisiyorsunuz? Oysa Allah bilir; siz ise bilmezsiniz...
Ibrahim yahudi olmadi, hristiyan da degildi. Fakat hanif bir müslümandi; müsriklerden degildi!..
Elbette ki insanlarin Ibrahim’e en yakin olanlari, ona uyanlar ve bu nebi ile iman edenlerdir. Allah ise mü’minlerin velisidir.
Kitap ehlinden bir grup sizi saptirmak istedi. Oysa ancak kendilerini saptirirlar da farkina varmazlar.
Ey kitap ehli! Siz sahitlik ettiginiz halde Allah’in ayetlerini niçin inkar ediyorsunuz?
Ey kitap ehli! Niçin hakki batilla karistiriyor ve bile bile hakki gizliyorsunuz?
Kitap ehlinden bir grup dedi ki: "Iman eden kimselere indirilene günün basinda iman edin, sonunda da inkar edin; belki dönerler."
"Sizin dininize uyanlardan baskasina inanmayin." De ki: "Süphesiz hidayet Allah’in hidayetidir." "Size verilenin benzeri bir kimseye veriliyor ya da Rabbiniz katinda size karsi deliller getirirler diye." De ki: "Süphesiz lütuf Allah’in elindedir, onu diledigine verir. Süphesiz Allah Vasi’dir, Alîm’dir."
Rahmetini diledigine has kilar. Dogrusu Allah çok büyük lütuf sahibidir.
Kitap ehlinden öyle kimseler vardir ki ona yüklerle mal emanet etsen onu sana tamamen öder. Onlardan öylesi de vardir ki ona bir dinar emanet etsen, o kimse üzerinde israrla durmadikça onu sana ödemez. Bu on-larin: "Ümmiler hakkinda aleyhimize bir yol yoktur." demeleri sebebiyledir. Bildikleri halde Allah’a karsi ya-lan söylerler.
Hayir! Her kim ahdini yerine getirir ve sakinirsa, muhakkak Allah muttakileri sever.
Dogrusu Allah’in ahdine ve yeminlerine karsi az bir deger satin alanlar, iste onlar var ya; ahirette onlar için hiç bir nasip yoktur. Allah kiyamet günü onlarla konusmayacak, onlara bakmayacak ve onlari temize çi-karmayacaktir. Onlar için çok acikli bir azap vardir.
Muhakkak ki onlardan öyle bir grup vardir ki siz onu kitaptan sanasiniz diye dillerini kitap ile egerler. Halbuki o kitaptan degildir. O, Allah katindan olmadigi halde ‘Allah katindandir.’ derler. Onlar bile bile Al-lah’a karsi yalan söylerler.
Hiçbir beserin, Allah kendisine kitap, hüküm ve nü-büvvet verdikten sonra insanlara: "Allah’in yanisira bana kullar olun!?" demesi olmaz. Ancak "Ögrettiginiz ve ders yaptiginiz kitaba göre Rabbaniler olun!"
Ayrica size melekleri ve nebileri Rabler edinmenizi de emretmez. Siz müslüman olduktan sonra size hiç küfrü emreder mi?
Allah: "Andolsun ki ben size kitap ile hikmeti verdim. Sonra size beraberinizde bulunani tasdik edici bir rasul gelirse mutlaka ona iman edeceksiniz ve mutlaka ona yardim edeceksiniz!" diye nebilerin kuvvetli sözü-nü aldigi zaman buyurdu ki: "Buna dair sözümü alip kabul ettiniz mi?" "Kabul ettik!" dediler. "O halde sahitlik edin, ben de sizinle beraber sahitlik edenlerdenim." buyurdu.
Artik kim bundan sonra yüz çevirirse, iste onlar fa-siklarin ta kendileridir.
Allah’in dininden baskasini mi ariyorlar? Oysa göklerde ve yerde her ne varsa ister istemez O’na teslim olmustur ve ancak O’na döndürüleceklerdir.
De ki: "Biz Allah’a; bize indirilene; Ibrahim, Ismail, Ishak, Yakup ve torunlarina indirilenlere; Musa’ya, Isa’ya ve nebilere Rableri tarafindan verilenlere iman ettik. Onlardan hiçbirinin arasini ayirmayiz. Dogrusu biz yalniz O’na teslim olanlariz."
Kim Islam’dan baska bir din ararsa, ondan asla ka-bul edilmeyecektir. Muhakkak ki o ahirette de hüsrana ugrayanlardandir!
Rasulün kesinlikle hak olduguna sahitlik ettikleri halde üstelik kendilerine apaçik deliller de gelmisken imanlarindan sonra küfre giren bir toplumu Allah nasil hidayete erdirir? Dogrusu Allah zalimler toplumunu hi-dayete erdirmez.
Iste onlar var ya, onlarin cezasi muhakkak ki Al-lah’in, meleklerin ve bütün insanlarin lanetinin onlar üzerine olmasidir.
Onun içinde sürekli kalicidirlar. Onlardan azap ha-fifletilmez ve onlar gözetilmezler.
Ancak bundan sonra tevbe edip düzeltenler müstes-na. Süphesiz Allah Gafur’dur, Rahim’dir.
Dogrusu imanlarindan sonra küfre giren sonra da küfürlerini artiran kimselerin tevbeleri asla kabul edil-meyecektir. Iste onlar sapanlarin ta kendileridir.
Süphesiz küfürlerinde bilinçli olarak israr edip kafir olarak ölenler fidye olarak yer dolusu altin verseler yi-ne de onlarin hiçbirinden asla kabul edilmez. Iste onlar var ya, onlar için çok acikli bir azap vardir. Onlarin yardimcilari yoktur.
Sevdiginiz seylerden infak edinceye kadar iyilige asla erisemezsiniz! Herhangi bir seyden ne infak ederseniz elbette ki Allah onu hakkiyla bilir.
Israil’in kendisine haram kildigi sey müstesna, Tev-rat indirilmeden önce Israilogullarina bütün yiyecekler helaldi. De ki: "Dogru kimselerseniz o halde Tevrat’i getirin de onu okuyun!"
Artik kim bundan sonra Allah’a yalani iftira ederse, iste onlar zalimlerin ta kendileridir!
De ki: "Allah dogru söylemistir. O halde hanif olarak Ibrahim’in milletine uyun; ki o, müsriklerden olmadi."
Süphesiz insanlar için kurulan ilk ev alemlere bere-ket ve hidayet olan Bekke’dekidir.
Apaçik ayetlerin bulundugu o yerde Ibrahim’in ma-kami vardir. Her kim oraya girerse emin olur. Onun yo-luna gücü yeten kimsenin evi haccetmesi Allah’in in-sanlar üzerindeki bir hakkidir. Her kim de kafir olursa elbette ki Allah alemlerden müstagnidir.
De ki: "Ey kitap ehli! Allah’in ayetlerini niçin inkar ediyorsunuz? Dogrusu Allah yaptiklariniza hakkiyla sahittir!"
De ki: "Ey kitap ehli! Niçin sahit oldugunuz halde onda egrilik arayarak iman edenleri Allah yolundan vazgeçirmeye çalisiyorsunuz? Elbette ki Allah yaptiklarinizdan asla gafil degildir!"
Ey iman edenler! Kitap verilenlerden herhangi bir gruba itaat ederseniz imaninizdan sonra sizi kafirler olarak döndürürler.
Size Allah’in ayetleri okunuyorken üstelik Rasulü de aranizdayken nasil küfre girersiniz? Her kim de Al-lah’a simsiki baglanirsa elbette ki dosdogru yola iletil-mis olur.
Ey iman edenler, Allah’tan, ondan hakkiyla sakin-makla sakinin ve yalnizca müslümanlar olarak ölün!
Hep birlikte Allah’in ipine sarilin, ayrilmayin! Al-lah’in üzerinizdeki nimetini de hatirlayin; hani siz düs-manlar idiniz de kalplerinizin arasini böylece birlestir-di. O’nun nimetiyle kardesler oldunuz. Siz atesten bir çukurun kenarindaydiniz da sizi oradan kurtardi. Allah size ayetlerini iste böyle iyice açikliyor ki hidayete ere-siniz!..
Içinizden hayra davet eden, iyiligi emredip kötü- lükten sakindiran bir topluluk bulunsun. Iste onlar kur-tulusa erenlerin ta kendisidir.
Kendilerine apaçik deliller geldikten sonra ihtilafa düserek ayrilan kimseler gibi olmayin! Iste onlar var ya, onlar için çok büyük bir azap vardir!
Kimi yüzlerin agaracagi, kimi yüzlerin de karara-cagi gün, yüzleri kararanlara: "Imaninizdan sonra küfre mi girdiniz? O halde küfre girdiginiz için azabi tadin!"
Yüzleri agaranlar ise, Allah’in rahmeti içindedir-ler; onlar orada sürekli kalicidirlar...
Iste bunlar Allah’in ayetleridir ki onlari sana hak olarak okuyoruz. Elbette Allah alemler için zulüm iste-mez.
Göklerde ve yerde her ne varsa Allah’indir ve isler ancak Allah’a döndürülür...
Siz, insanlar için çikarilan hayirli ümmetsiniz; iyiligi emreder, kötülükten sakindirir ve Allah’a iman edersiniz. Kitap ehli de iman etseydi elbette onlar için daha hayirli olurdu. Onlardan iman edenler de vardir; onlarin pek çogu ise fasiklardir.
Size eziyetten baska asla bir zarar veremezler. Si-zinle savasirlarsa size arka çevirirler; sonra yardim olunmazlar.
Allah’in ipine veya insanlarin ipine (baglanmalari) müstesna her nerede bulunsalar da onlara zillet vurul-mustur. Ayrica Allah’tan bir gazaba ugradilar. Üzerle-rine de yoksulluk vuruldu. Iste bu onlarin Allah’in ayetlerini inkar etmeleri ve haksiz yere nebilerini öldür-meleri nedeniyledir. Iste bu isyan etmelerinden ve had-di asmalarindan dolayi idi.
(Hepsi) Bir degildirler. Kitap ehlinden dosdogru olan bir topluluk vardir ki geceleri secde ederek Allah’-in ayetlerini okurlar.
Allah’a ve ahiret gününe iman ederler, iyiligi em-reder, kötülükten sakindirirlar ve hayirlarda kosarlar. Iste onlar salihlerdendir!
Hayirdan her ne yaparlarsa asla ondan inkar edil-meyecektir. Muhakkak ki Allah muttakileri hakkiyla bilendir!
Dogrusu küfürlerinde bilinçli olarak israr eden kimseler var ya onlardan mallari ve evlatlari Allah’tan hiç bir seyi savamazlar. Iste onlar ates halkidir; onlar orada sürekli kalicidirlar...
Bu dünya hayatinda sarfettikleri seylerin misali; kendisinde siddetli bir soguk bulunan bir rüzgara ben-zer ki nefislerine zulmetmis bir toplumun ekinine isabet ederek onu helak eder. Allah onlara zulmetmedi; ama kendilerine zulmediyorlar.
Ey iman edenler! Sizden olmayanlari sirdas edin-meyin; ki sizi ifsat etmekten geri durmazlar ve sizin sikintida olmanizi arzu ederler. Dogrusu agizlarindan kin tasmaktadir. Sinelerinde gizledikleri ise daha bü-yüktür. Akleder iseniz sizin için elbette ki ayetleri iyice açikladik.
Iste siz öyle kimselersiniz ki sizi sevmedikleri hal-de onlari seversiniz ve kitabin hepsine inanirsiniz. Si-zinle karsilastiklari zaman: "Iman ettik." derler; basbasa kaldiklarinda ise size olan kinlerinden dolayi parmak uçlarini isirirlar. De ki: "Kininizle ölün! Süphesiz ki Allah sinelerde olani hakkiyla bilendir!.."
Size bir iyilik gelirse onlari tasalandirir. Size bir kötülük isabet ederse onunla sevinirler. Eger sabreder ve sakinirsaniz onlarin hileleri size hiçbir seyle zarar veremez. Dogrusu Allah yaptiklarini kusaticidir.
Hani savasmak için mü’minleri mevzilerine yer-lestirmek üzere sabah erkenden ailenden ayrilmistin. Süphesiz Allah Semi’dir, Alîm’dir.
O vakit içinizden iki grup zaaf göstermek üzereydi. Oysa Allah onlarin velisi idi. Mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler!
Andolsun ki sizler daha güçsüz oldugunuz halde Allah Bedir’de size yardim etti. O halde Allah’tan saki-nin ki sükretmis olasiniz!
O zaman mü’minlere diyordun ki: "Rabbinizin üç bin melek indirerek size yardim etmesi yetmez mi?"
Dogrusu sabreder ve sakinirsaniz sizin üzerinize ansizin gelseler de Rabbiniz nisanli bes bin melekle size yardim edecektir!
Allah bunu ancak size müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatissin diye yapti. Dogrusu yardim ancak Aziz ve Hakim olan Allah’tandir.
Böylece kafirlerin bir kismini öldürsün veya onlari hezimete ugratsin da bozguna ugrayarak dönsünler.
Senin bu iste yapacak bir seyin yoktur. Ya onlarin tevbelerini kabul eder veya onlara azap eder; çünkü on-lar zalimlerdir.
Göklerde ve yerde ne varsa Allah’indir; diledigini bagislar, diledigine de azabeder. Dogrusu Allah Gafur’-dur, Rahim’dir...
Ey iman edenler, kat kat artirarak riba yemeyin ve Allah’tan sakinin! Umulur ki kurtulusa erersiniz...
Öyle bir atesten de sakinin ki kafirler için hazir-lanmistir!
Ayrica Allah’a da Rasulü’ne de itaat edin ki size merhamet edilsin!
Bir de Rabbinizden magfirete ve muttakiler için hazirlanan eni gökler ile yer kadar olan Cennete kosun!
Onlar, bollukta ve darlikta infak ederler, öfkelerini yenerler, insanlardan affederler. Dogrusu Allah ihsan edenleri sever.
Onlar, çirkin bir is yaptiklarinda veya nefislerine zulmettikleri zaman Allah’i hatirlayip günahlari için bagislanma dilerler. Günahlari Allah’tan baska kim ba-gislayabilir? Ayrica onlar yaptiklarinda bile bile israr etmezler.
Iste onlar var ya, onlarin mükafati Rablerinden ba-gislanma ve içinde kalici olduklari altindan nehirler akan Cennetlerdir; amel isleyenlerin mükafati ne güzel-dir!..
Süphesiz ki sizden önce sünnetler gelip geçmistir. Artik yeryüzünde dolasin da yalanlayanlarin akibetleri-nin nasil oldugunu görün!..
Iste bu insanlar için bir açiklama ve muttakiler için de hidayet ve ögüttür.
Gevsemeyin ve üzülmeyin; eger mü’minler iseniz en üstün olan sizsiniz!..
Eger size bir yara dokunduysa muhakkak ki o kavme de benzeri bir yara dokunmustur. Iste o günler var ya, onlari insanlar arasinda döndürüp dururuz. Al-lah’in iman edenleri ayirmasi ve içinizden sehitler edin-mesi içindir. Dogrusu Allah zalimleri sevmez.
Böylece Allah iman edenleri arindirsin ve kafirleri helak etsin.
Yoksa Allah içinizden cihad edenleri bilmeden ve sabredenleri bilmeden Cennete girebileceginizi mi san-diniz?
Andolsun ki siz onunla karsilasmadan önce ölümü arzuluyordunuz. Iste onu kesin olarak gördügünüz hal-de bakip duruyorsunuz?
Muhammed yalnizca bir rasuldür. Ondan önce de rasuller gelip geçmistir. Eger o ölür ya da öldürülürse ökçeleriniz üzerinde geri dönecek misiniz? Her kim de ökçeleri üzerinde dönerse Allah’a hiçbir sekilde zarar veremez. Buna karsilik Allah sükredenleri mükafatlan-diracaktir.
Belirlenmis bir yaziya göre Allah’in izni olmadan hiçbir nefis için ölmek yoktur. Her kim dünya menfa-atini isterse ona ondan veririz, her kim de ahiret nime-tini isterse ona da ondan veririz. Elbette ki sükredenleri mükafatlandiracagiz!..
Nice nebi vardir ki pek çok Rabbani ile beraber savastilar da Allah yolunda kendilerine isabet edenler-den dolayi gevsemediler, zaafa düsmediler ve boyun egmediler. Dogrusu Allah sabredenleri sever.
Onlarin sözü: "Rabbimiz, bizim günahlarimizi ve islerimizdeki asiriliklarimizi bagisla, ayaklarimizi sabit kil ve kafirler toplumuna karsi bize yardim et!" deme-lerinden baska bir sey olmadi!
Böylece Allah onlara dünya mükafatini, ahiret ni-metinin de en güzelini verdi. Süphesiz Allah ihsan edenleri sever!
Ey iman edenler, küfürlerinde bilinçli olarak israr eden kimselere itaat ederseniz sizi ökçeleriniz üzerinde çevirirler de hüsrana ugrayanlar olarak dönersiniz!
Hayir, sizin mevlaniz Allah’tir, dogrusu O yardim edenlerin en hayirlisidir!.
Yakinda hakkinda hiçbir delil indirmedigi seyi Al-lah’a sirk kostuklari için kafirlerin kalplerine korku sa-lacagiz. Muhakkak onlarin varacagi yer atestir, zalimle-rin yeri ne kötüdür!..
Andolsun ki Allah size olan vaadinde elbette sadik oldu. Size sevdiginiz seyi gösterdikten sonra emir ko-nusunda çekisip isyan ederek yilginlik gösterdiginiz ana kadar O’nun izni ile onlari öldürüyordunuz. Sizden kiminiz dünyayi istiyordu; içinizden ahireti isteyen de vardi. Sonra sizi sinamak için sizi onlardan geri çevirdi. Andolsun ki yine de sizden affetti; çünkü Allah mü’-minlere karsi çok lütufkardir.
O zaman ki Rasul arkanizdan sizi çagirdigi halde hiç kimseye dönüp bakmadan uzaklasiyordunuz. Bunun üzerine Allah sizi gam üzerine gamla cezalandirdi. Böylece sizden gidene de size isabet edene de üzülme-yesiniz. Süphesiz Allah yaptiklarinizdan hakkiyla ha-berdardir.
Sonra o gamin arkasindan üzerinize indirdigi gü-venle sizden bir grubu uyku bürüyordu. Dogrusu bir grubu da nefisleri derde düsürmüstü de Allah’a karsi dogru olmayan cahiliyye zanni ile diyorlardi ki: "Bu is-ten bize bir sey var mi?" De ki: "Muhakkak ki bütün isler tamamen Allah’a aittir." Içlerinde gizledikleri seyi sana açiklamayip da: "Bu isten bize bir sey olsaydi burada öldürülmezdik." diyorlardi. De ki: "Evlerinizde de olsaniz haklarinda öldürülmeleri yazilmis olan kimseler yatacaklari yerlere giderlerdi." Bu, Allah’in sine-lerinizdekini imtihan etmesi ve kalplerinizdekini temizlemesi içindir. Elbette ki Allah sinelerde olani hakkiyla bilendir!..
Dogrusu iki ordunun karsilastigi gün içinizden ge-ri dönenleri seytan kazandiklari bazi seyler sebebiyle kaydirmak istedi. Andolsun ki buna ragmen Allah on-lardan affetti. Süphesiz Allah Gafur’dur, Halim’dir.
Ey iman edenler, yeryüzünde sefere veya gazaya çiktiklari zaman kardesleri için: "Yanimizda olsalardi ölmezler veya öldürülmezlerdi." diyen kafirler gibi ol-mayin! Allah bunu kalplerinde bir hasret yapsin. Süp-hesiz yasatan da öldüren de Allah’tir. Dogrusu Allah yaptiklarinizi hakkiyla görendir!..
Andolsun ki Allah yolunda öldürülür veya ölürse-niz, Allah’in magfireti ve rahmeti onlarin topladiklari seylerden daha hayirlidir.
Andolsun ki ölseniz de öldürülseniz de ancak Al-lah’a toplanacaksiniz!
Allah’in rahmeti sebebiyle onlara yumusak dav-randin; eger kaba ve kati kalpli olsaydin elbette etrafin-dan dagilirlardi. Artik onlari affet ve onlar için bagis-lanma dile. Is hususunda onlarla istisare et. Azmettigin zaman da, artik Allah’a tevekkül et. Elbette Allah te-vekkül edenleri sever...
Allah size yardim ederse, kimse size galip gelemez; sizi yardimsiz birakirsa, ondan sonra size kim yardim edebilir? Mü’minler de ancak Allah’a tevekkül etsinler.
Hiçbir nebinin hiyanet etmesi mümkün degildir. Her kim hainlik ederse, kiyamet günü o hiyanet ettigi seyle gelir. Sonra da her nefse kazandigi tamamen öde-nir. Onlar zulmedilmezler.
Allah’in rizasina uyan kimse, Allah’in gazabiyla dönen ve varacagi yer Cehennem olan kimse gibi olur mu? Orasi ne kötü bir dönüs yeridir.
Onlar Allah katinda derece derecedirler?! Süphe-siz Allah yaptiklarini hakkiyla görendir.
Andolsun ki Allah mü’minlere aralarindaki kendi-lerinden olan rasulü göndermekle lütufta bulundu. On-lara O’nun ayetlerini okuyor, onlari arindiriyor ve onla-ra kitap ile hikmeti ögretiyor. Oysa bundan önce apaçik bir sapiklik içindeydiler.
Iki katina ugrattiginiz musibet size gelince mi: "Bu nereden?" dediniz. De ki: "O kendinizdendir." Süphesiz Allah her seye kadirdir.
Iki ordunun karsilastigi gün size isabet eden de ancak Allah’in izniyle mü’minleri belirlemek içindir.
Bir de kendilerine: "Gelin Allah yolunda savasin ya da savunun!" denildigi zaman: "Eger biz savas (olacagin)i bilseydik elbette size uyardik!?" diyen münafiklari ortaya koymak içindir. Onlar o gün imandan çok küfre yakindirlar. Kalplerinde olmayani agizlariyla söylerler. Süphesiz Allah gizlediklerini hakkiyla bilir.
Onlar öyle kimselerdir ki oturduklari halde kar-desleri için: "Bize itaat etselerdi öldürülmezlerdi?!" dediler. De ki: "Dogru kimselerseniz ölümü kendiniz-den uzaklastirin!"
Allah yolunda öldürülen kimseleri sakin ölüler sanmayin! Aksine diridirler; Rableri katinda riziklanir-lar.
Allah’in fazlindan kendilerine verdikleri ile ferah içindedirler, arkalarindan kendilerine katilmamis olan-lar için hiç bir korku olmadigini ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler.
Onlar, Allah’in nimetini ve fazlini ayrica Allah’in mü’minlerin ecrini elbette zayi etmeyecegini de müjde-lemek isterler.
Onlar ki kendilerine yara dokunduktan sonra, Allah’in ve Rasul’ün davetine uydular. Bunlardan iyilik eden ve sakinan kimseler için çok büyük bir ecir vardir!
Onlar öyle kimselerdir ki, insanlar kendilerine: "Muhakkak ki insanlar size karsi (ordu) topladi; onlardan korkun!" dediklerinde bu onlarin imanini artirdi da: "Allah bize yeter, o ne güzel vekildir!" dediler.
Bunun üzerine kendilerine hiç bir kötülük dokun-madan Allah’in nimeti ve lütfuyla döndüler; çünkü Al-lah’in rizasina uydular. Süphesiz Allah çok büyük lütuf sahibidir.
Iste o seytandir ki ancak kendi velilerini korkutur; eger mü’min iseniz onlardan korkmayin, benden kor-kun!
Küfürde kosanlar seni üzmesin; çünkü onlar Al-lah’a hiçbir seyle zarar veremezler. Allah ahirette onlara hiçbir nasip vermemeyi diliyor. Dogrusu onlar için çok büyük bir azap vardir.
Elbette ki imana karsilik küfrü satin alanlar Allah’a hiçbir seyle zarar veremezler. Dogrusu onlar için çok acikli bir azap vardir!
Kafirler, onlara mühlet vermemizi kendileri için asla bir hayir zannetmesinler. Onlara ancak günahlarini artirmak için mühlet veriyoruz. Süphesiz ki onlar için alçaltici bir azap vardir!
Allah iyiyi kötüden ayirmaksizin mü’minleri üze-rinde bulundugunuz hal üzere birakacak degildir. Dog-rusu Allah size gaybi da bildirecek degildir. Fakat Allah rasullerinden diledigini seçer. O halde Allah’a da rasullerine de iman edin! Eger iman eder ve sakinir-saniz sizin için çok büyük bir ecir vardir.
Allah’in kendilerine lütfundan verdigi seylerde cimrilik edenler, bunun kendileri için daha hayirli ol-dugunu zannetmesinler. Aksine bu onlar için serdir. Ki-yamet günü cimrilik ettikleri sey boyunlarina dolana-caktir. Süphesiz göklerin ve yerin mirasi Allah’indir. Elbette ki Allah yaptiklarinizdan hakkiyla haberdardir!
"Dogrusu Allah fakirdir, biz zenginiz!?" diyen kimseleri Allah isitmistir. Elbette ki o dediklerini ve nebileri haksiz yere öldürmelerini yazacagiz da: "Tadin yakici azabi!" diyecegiz.
Iste bu ellerinizle hazirladiginiz seyler sebebiyle-dir. Süphesiz Allah kullarina asla zulmetmez.
Onlar dediler ki: "Dogrusu hiçbir rasule atesin yi-yecegi bir kurban getirinceye kadar inanmamamiz için Allah bizden söz aldi." De ki: "Elbette ki benden önce size rasuller apaçik delillerle ve söylediginiz seylerle gelmislerdi. Dogru kimseler idiyseniz onlari niçin öldürdünüz?"
Buna ragmen seni yalanlarsa elbette senden önce açik deliller, sahifeler ve aydinlatici kitap ile gelen ra-suller de yalanlanmislardi.
Her nefis ölümü tadacaktir. Muhakkak kiyamet günü ecirleriniz tamamen ödenecektir. Her kim o ates-ten uzaklastirilir ve Cennete konulursa muhakkak kur-tulmustur! Elbette ki dünya hayati aldatici bir metadan baska bir sey degildir.
Andolsun ki mallariniz ve canlariniz hususunda imtihan edileceksiniz ve kesinlikle sizden önce kitap verilen kimselerden ve müsriklerden çok eziyet duya-caksiniz. Dogrusu sabreder ve sakinirsaniz azmedilmesi gereken islerdendir!?
Hani Allah kitap verilenlerden: "Onu mutlaka insanlara açiklayacaksiniz ve onu gizlemeyeceksiniz!" diye kesin bir söz almisti. Onlar ise onu sirtlarinin arkasina attilar ve ona karsilik az bir deger satin aldilar. Satin aldiklari o sey ne kötüdür!
Yaptiklariyla sevinen, yapmadiklariyla övülmek-ten hoslananlari sakin (kurtulmus) sanma! Onlarin azaptan kurtulacaklarini zannetme! Onlar için çok acikli bir azap vardir.
Göklerin de yerin de mülkü Allah’indir. Muhakkak ki Allah her seye kadirdir.
Andolsun ki göklerin ve yerin yaratilisinda, gece-nin ve gündüzün ardi ardina gelmesinde, akil sahipleri için ayetler vardir...
Onlar ki, ayakta iken, otururken, yanlari üzerinde yatarken Allah’i zikrederler ve gökler ile yerin yaratilisi hakkinda düsünerek söyle derler: "Rabbimiz sen bunlari bosuna yaratmadin, seni tesbih ederiz, artik bizi ates azabindan koru!"
"Rabbimiz, dogrusu sen kimi atese atarsan onu muhakkak hakir etmissindir, elbette zalimlerin yardimcilari da yoktur."
"Rabbimiz dogrusu biz: "Rabbinize iman edin." diye imana çagiran bir davetçi isittik ve hemen iman et-tik. Rabbimiz artik bizim günahlarimizi bagisla, kötülüklerimizi ört ve bizi iyilerle beraber al!"
"Rabbimiz bize rasullerine vaad ettigin seyi bize ver ve bizi kiyamet günü rüsva etme, elbette ki sen vadinden dönmezsin!"
Rableri dualarina icabet etti: "Süphesiz ben erkek olsun kadin olsun –ki baziniz bazinizdandir- sizden hiçbir çalisanin amelini bosa çikarmayacagim. Hicret eden, yurtlarindan çikarilan, yolumda eziyet edilen, savasan ve öldürülen kimseler var ya; andolsun ki onlarin kötülüklerini örtecegim ve elbette onlari altindan nehirler akan Cennetlere koyacagim. Bu Allah’tan mükafattir. Dogrusu en güzel mükafat Allah katindandir."
Kafirlerin beldelerinde dönüp durmalari seni al-datmasin!
Az bir geçimlik sonrasinda onlarin varacaklari yer Cehennemdir. Dogrusu orasi ne kötü bir yataktir.
Rablerinden sakinanlar için de altindan nehirler akan ve içlerinde kalici olduklari Cennetler vardir ki bu, Allah katindandir. Iyilik yapanlar için Allah katinda olan seyler daha hayirlidir.
Dogrusu kitap ehlinden, Allah’a, size indirilene ve kendilerine indirilene iman eden kimseler vardir. Al-lah’tan korktuklari için Allah’in ayetlerini az bir bedel ile degistirmezler. Iste onlar var ya, onlarin ecirleri Rableri katindadir. Süphesiz Allah hesabi çok çabuk görendir.
Ey iman edenler, sabredin, sabirda yarisin! Allah yolunda nöbet tutun ve Allah’tan sakinin; umulur ki kurtulusa erersiniz!..
